Tüylü/tüysüz dostlarımızın da tıpkı bizler gibi yurtdışına çıkabilmek için birtakım kurumlara başvurması gerekiyor. Onlardan tabii ki mal mülk, banka hesapları sorulmuyor ama sürecin uzun sürdüğü ve maddi olarak da biraz tuzlu olduğu inkar edilemez bir gerçek. Yine de sevgili dostlarımızla gezmek gibisi yok. Bu yazımda sizlere sadece Avrupa Birliği ülkelerine pati basmak için yapılması gerekenleri 4 aşamaya bölerek anlatacağım. Her şeyin sonunda da elimizde biri kuduz titrasyon testi sonuc belgesi diğeri yurtdışı çıkış belgesi olmak üzere 2 adet belgemiz olacak. Başlayalım!

Evcil hayvanımla Avrupa Birliği ülkelerine nasıl giderim?

Öncelikle bir test yapılması gerekiyor. Testin adı: Kuduz Antikor Titre Tayin Testi (kısaca: FAVN)
Testi yapan kurum: Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü (T.C. Gıda tarım ve hayvancılık bakanlığına bağlı, merkezi Ankara'da). Test gayet basit. Evcil hayvanınızdan kan alınıyor ve Enstitü’ye gönderiliyor. Onlar da kanda Avrupa Birliği’nin uygun bulduğu oranda kuduza karşı antikor miktarı olup olmadığına bakıyor. Yapılacaklar bu kadarcık mı diye sorarsanız cevabım tabii ki hayır :) Bu testi yaptırmak için aşağıda anlattığım hazırlık aşamasını yerine getirmelisiniz.

Evcil hayvan ile yurtdışına çıkmak için gerçekleştirmeniz gereken 4 adım

1- Evcil hayvanınızla yurtdışına çıkabilmeniz için gereken ilk aşama; Test yaptırmak için çıktığımız bu yolda patili ufaklığın son 1 yıl içinde yapılmış güncel bi kuduz aşısı olması, aşısı yoksa da kuduz aşısı yaptırılması ve aşı yaptırıldığı günden itibaren beklenilmesi gereken 30 günlük sürenin geçmesi gerekiyor. Kuduz aşısı yapılan gün ile kan alma günü arasında en az 30 gün beklenilmesi şart.
2- İkinci aşama... Otuz günlük süre zaten dolmuşsa ya da yeni aşı yaptırdıysanız otuz gün geçtikten sonra ikinci aşama olan kan alma ve enstitüye gönderme aşamasına geçiyoruz. Kan numunesi (bkz. d şıkkı) ile birlikte aşağıda sayacağım evrakları da enstitüye eksiksiz göndermeniz gerekli;
a. Enstitü’nün sitesinde bulabileceğiniz dilekçe örneği (elektronik ortamda doldurup print ettikten sonra gönderilmesi şart)
b. Test ücretini kurumun hesabına yatırdığınıza dair dekont (2019 yılı ücreti 489,50 TL).
c. Evcil hayvanınızın pasaportunun (aşı karnesi) fotokopileri

Ayrıca;
 d. Numuneyi koyacağınız kan alma, serum saklama tüpünün ve kanı göndermek için uygun koli ve buz akülerinin enstitünün istediği şekilde (aşağıdaki linke tıklayınca görseli var) olması,
e. Evcil hayvanınızda muhakkak Micro Çip takılı olması gerekiyor. (Enstitü mikro çipin aşıdan önce takılı olup olmamasına dikkat etmiyor ama pasaport kontrollerinde buna takılabiliyorlar. Mikro çipin muhakkak kuduz aşısı yapıldıktan daha önce evcil hayvanınızda takılı bulunması gerektiğini söyleyip hayvanınızı ‘aşı yapılırken kimliklendirilmemiş olduğu gerekçesiyle’ karantinaya almaya kalkabilirler)

Çip taktırma tarihindeki detay harici yukarıdaki şartlardan bir tanesi dahi eksik olduğu takdirde Enstitü test yapmadan numuneyi imha edecektir. Sevgili dostunuza iki kez kan verme acısını yaşatmamanızı naçizane öneririm. (Köpeğimin acı toleransı yüksek olmasına rağmen o bile sonlarda canının yandığını belli etti)
Enstitü’de testler resmi tatiller haricinde her hafta salı günü yapılıyor ve sonuçlar dilekçede talep ettiginiz şekilde (kargo veya posta yoluyla) gönderiliyor. Arayıp testin sonucunu sorduğunuzda ne yaparsanız yapın söylemiyorlar. Sonuçların gelmesini illa ki bekleyeceksiniz.


Uyarı: Kanı aldınız. İlk gördüğünüz kargo şirketine gittiniz. İçinde ne olduğunu sorduklarında “Ben kan gönderiyorum” derseniz hem kargonuzu alıp hem -kan taşımadıkları için- teslim etmediklerine dair olayları duyuyoruz.
3- Gelelim üçüncü aşamaya;
Tebrikler! Ankara’dan titrasyon testi sonuçlarınız geldi ve baktınız ki test sağ sağlam geçilmiş. Şimdi AB’ye girmeden önce 3 aylık bir bekleme süreniz var. Bu 3 aylık süre evcil hayvanınızdan kan alındığı tarihten itibaren başlıyor.
Örneklendirmem gerekirse; 1 ocakta kuduz aşısı yaptırdınız. Otuz günlük bekleme süresi geçti ve 31 ocakta kan aldınız enstitüye gönderdiniz. Sonucun ne zaman geldiğinin bir önemi yok. Kan değerleri uygun çıktığı takdirde sizin 3 aylık bekleme süreniz kan alınan tarih olan 31 ocaktan itibaren başlayacak.
Ekstra bir not düşeyim. Eskaza titrasyon testindeki belgelerinizde bi yanlışlık varsa, diyelim ki çip numarası vs yanlış yazıyor, paniğe gerek yok. Test sonucunun orjinalini düzeltme talep ettiğiniz bir dilekçeyle birlikte Ankara’ya postalıyorsunuz onlar da size belgeyi yenileyip gönderiyor. Naçizane önerim raporu alır almaz ilk olarak -özellikle çip numarası- belgede doğru şekilde yazılmış mı diye kontrol etmeniz olacak. Düzeltme talep ettigim raporda bile yine yanlış çip numarası yazılarak geri gönderildi... Siz belgeleri özenle doldursanız da karşı taraf aynı özeni gösteremeyebiliyor. 


4- Veeeeee sona yaklaştık. Dördüncü aşamada yapılacaklar;
3 aylık bekleme süreniz doldu. Evcil hayvanınızı, Ankara’dan gelen titrasyon test sonucunuzu ve pasaportu (aşı karnesini) alıyor ve herhangi bir il/ilçe tarım ve hayvancılık bakanlığına gidiyorsunuz. Orada bulunan veteriner ve görevliler test sonucunuza bakıyor. Testte yazan çip numarasının hayvanınıza ait olup olmadığını kontrol ediyor. Hiç bir sıkıntı olmadığı takdirde 240 TL’lik ücreti de yatırdıktan sonra yurtdışı çıkış belgenize kavuşuyorsunuz. Buradaki işlemler 1-1 buçuk saat kadar sürüyor.
 Önemli: Bu test evcil hayvanınızın kuduz aşısını her yıl geciktirmeden yaptırdığınız takdirde ömür boyu geçerli olacak. Aynı örnekten yola çıkarsam; testten önceki kuduz aşısını 1 ocak 2019’da yaptırmıştınız. Bir sonraki kuduz aşısını 1 ocak 2020’den bir gün sonra dahi yaptırırsanız geçmiş olsun. Raporunuz artık çöp olacak. Test olumlu geldi güzel güzel gezdik, aradan zaman geçti falan derken kuduz aşısını geciktirmeyin. Yoksa tekrar AB ülkelerine gitmek isterseniz bütün bu uzun bekleme süreçlerini, kan alımını, ödemeleri tekrardan baştan yaparsınız.


Söylememe bile gerek yok belki ama ücretler tabiki ileriki zamanlarda değişecektir. Son olarak kendi gözlemlerinden bahsedeyim. Son 1 yıldır AB üyesi olan ve olmayan ülkere ait pek çok farklı sınırdan geçerek karayoluyla seyahat ettim ve gördüğüm manzara çoğunlukla köpeklere dikkat bile edilmediği. Hemstırı görünce ise sadece kahkahalarla gülüyorlar. Evrakları sorarlarsa gösteriyoruz. Kaldı ki kimisi sadece pasaporta (aşı karnesine) bakıp geçiyor. Ancak bu incik cıncık talep de edilebilir, fazla titiz bir sınır polisiyle karşılaşabilirsiniz evraklarınız muhakkak tam olsun.

Şuraya bu linki de bırakıyorum ayrıca; KÖPEK VE KEDİ KAN SERUMLARINDA KUDUZ ANTİKOR TİTRE TAYİNİ İÇİN NUMUNE GÖNDERİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR... 

Bu aşamaları tamamladıktan sonra ufaklıkla gönlünüzce gezebiliyorsunuz. Bizim birlikte gezip gördüğümüz yerlerden birkaçıyla ilgili yazdığım gezi yazılarım da mevcut, aşağıya linklerini bırakıyorum!   

İlginizi çekebilecek yazılarım:

1- Slovenya'da Yaşamak İsteyenlerin Bilmesi Gerekenler | Slovenya Rehberi

2- Opera Festivali, Jülyet'in Evi ve Verona'da Gezilecek Yerler