Bu yazıyı okuyan her on kişiden biri opera fanıdır… Dalga geçiyorum tabii ki olsa olsa yüz kişiden biri opera fanıdır. Türkiye'de hiçbir zaman ‘Operaaaa’ diye çılgınca bilet kovalamadık kimse kimseyi kandırmasın. Ancak iş Verona’da bulunan yirmi yüzyıllık, eskiden gladyatörlerin birbirlerini parçaladıkları devasa bir arenada izlemeye gelince opera bir anda kulağa ilginç gelmeye başlıyor.

Burada operaya gitmenin en güzel yanı arenanın ambiyansı. Milattan sonra 1. yüzyılda büyük mermer bloklardan inşa edilmiş bir arenada sanki asırlardır oralıymış gibi oturup gösteriyi seyretmek gerçekten çok büyük bir keyif. Hele ki ışıklar söndüğünde seyircinin dörtte üçü ellerindeki mumları yakınca atmosfer insanı derinden etkiliyor.

Ritüelleri bilerek gelenler geçmişteki elektriksiz günlerde oraya gitmiş seyirciler gibi ellerinde birer mum ile operayı seyrediyorlar. Ama “hiç uğraşamam, bi yerimi yakarım, aman elektriksizlik de neymiş düşman başına” derseniz bi mum application’ı da olur. 

(Opera izlerken ben, temsili)

İçeri girmek için acele etmeyin, çünkü...

Erkenden içeri gireyim en önden yer kapayım hatasına düşmeyin. Görevliler en arkadan oturtmaya başlıyor ve son içeri giren aslında en önden yer buluyor. Minder de çok önemli bir husus. Çünkü arenadaki konfor da M.S. 1. yüzyıldan kalma :). Minderi unutursanız bizim gibi soğuk mermer üzerinde oturursunuz. Bu arada Verona Arenasında sırtınızı bir yere dayayamıyor olduğunuzu da eklemek isterim. Giderken yanınıza birisini alın ki birbirinize yaslanabilesiniz. Ya da çok para vermekle ilgil bi sıkıntınız yoksa arenanın en pahalı biletlerinden alırsınız. O zaman hem sahneye çok yakın oturursunuz hem de bi sandalyeniz olur. Aslında aynı geçmişte olduğu gibi. Soylular daha küçük bir alanda güzel güzel oturuyor, fakir halk arenanın etrafını çevreleyecek şekilde mermer üzerinde.

Çevre uzunluğu 391 metre olan Arena di Verona Roma imparatorluğu döneminde gladyatör savaşları, Ortaçağ’dan 18.yy’ın sonlarına kadar çeşitli oyunlar ve turnuvalar için, 1913 yılından beridir de opera sahnesi olarak kullanılıyor. Oturma yerlerinin altlarında, arenanın diplerinde galeri, hücreler ve bugün içine girilmesine izin verilmeyen geçitler mevcut. 

Verona opera bileti alırken...

Opera bileti alırken 20-25 euro arası bir ücret karşılığında kapalı otoparktan aracınıza yer ayırtıp ayırtmak istemediğinizi soracaklar. Bana kalırsa çok gereksiz. Eğer aracınıza şehirde hiç yer bulamazsanız, yazları en kalabalık dönem sonuçta, o zaman otoparkı denersiniz. 

Biz Gioachino Rossini’nin Sevilla Berberi adlı operasına gittik. Servetine sahip olmak amacıyla vesayeti altındaki kızla evlenmek isteyen soylu bir adamla, kıza aşık olan başka bir kontun Sevilla’nın sevimli berberi Figaro’nun yardımıyla sevdiğine kavuşma hikayesi anlatılıyor. Dinlemesi oldukça eğlenceli, yüksek enerjili ve komik bi opera. 

Verona Opera Festivali ile ilgili kısa bilgiler

  • Festival ilk olarak 10 Ağustos 1913 yılında başladı.
  • Verona'da sahnelenen ilk opera Guiseppe Verdi’ye ait olan ‘Aida’.
  • I. ve II. Dünya Savaşı dönemleri dışında opera festivali kesintisiz devam etti.
  • Verona Opera Festivali yaz mevsiminde gerçekleşiyor.
  • Opera bilet fiyatları 25 Euro’dan başlıyor.

Biletin İtalya’ya adım atmadan bastırılmasının önemi

Ben internetten bilet aldım ne olacak kapıda telefonumdan açar mailimi gösteririm derseniz de aman dikkat derim. O biletin bastırılması şart. 

Basım işini neden İtalya’ya bırakmamanız gerektiğine gelirsek: SİESTA: Yaz sıcağından bunalan sevgili İtalyanlar bu büyük sorunu güneş tam tepeye geldiğinde, yani öğle vakti, dükkanları kapatıp güneş geçene kadar uyuyarak çözüyorlar. Bu problemi bir şekilde aştınız ve şansınıza açık bi yer buldunuz diyelim o zaman muhakkak bu ikinci problemle karşı karşıya gelirsiniz: İNGİLİZCE SORUNU.

Dükkandaki 50 yaşlarındaki amcaya en basit şekilde “I need to print my ticket” dediğinizde olumlu şekilde kafa sallayabilir. Ancak bilgisayara ihtiyacınız olduğunu söylediğinizde kafasıyla ve elleriyle sanki internete sahip olmak suçmuş gibi bir ses tonuyla “no internet no internet” der ve siz tam kaderinize razı şekilde dışarı çıkacakken genç ve Ingilizce bilen bir İtalyanın size yardım etmeye karar vermesiyle biletinizi anca bastırabilirsiniz. (Dükkanda tabi ki internet varmış ancak amca “benim mailime at kızım, senin e-mailini açmam bu bilgisayardan” demek için nefesini tüketmek istememiş)

Romeo ve Jülyet Hikayesi

Hayatında kitapların kapağına dokunmaktan dahi imtina etmiş insanlar bile Romeo ve Jülyet’i duymuştur. Hala filmleri çekilen, aşağı yukarı 420 yıllık olduğu düşünülen bu eser neden bu kadar popüler ve hayatı boyunca burnunu İngiltere’den çıkartmamış dolayısıyla Italya’da hiç bulunmamış William Shakespeare’in Romeo ve Jülyet’i neden İtalya’da geçiyor?

Romeo ve Jülyet aslında Shakespeare’in hayal dünyasından çıkmış değil. Her şey Luigi Da Porto’nun ‘Ritrovata Di Due Nobili Amanti’ (İki Asil Aşığın Hikayesi) adlı eseri ile başladı. Sonra Matteo Bandello isimli bir italyan bu hikayeye dayanarak ‘Giuletta e Romeo’ öyküsünü yazdı. Durun daha bitmedi. Ardından İngiliz şair Arthur Brooke 1562 yılında ‘Romeus ve Juliet’in trajik hikayesi’ adlı şiiri kaleme aldı. En nihayetinde de yaklaşık 1595 yılında hepimizin bildiği ‘Romeo ve Juliet’ herkesin aklına mıh gibi kazınmış William Shakespeare tarafından kaleme alındı.

Verona'da Juliet’in Evi

Verona’ya gelince tabi ki Julyet’in evine gitmek isteyeceksiniz. Şunu aklınızda bulundurun: O gün orada olan binlerce turist de aynı şeyi istiyor ve Julyet’in evi ve bahçesi çok ama çok küçük. Via Cappello’ya yürüdünüz hedefe kitlendiniz ve insanları yara yara içeri gittiniz. İçeri girip evi gezip meşhur balkona çıktıktan sonra -aşk hayatına şans katmak isteyenler- bahçede bulunan Julyet’in heykelinin sağ göğsüne dokunabilirsiniz. Kız hem sevdiğine kavuşamadı hem başkaları sevdiğine kavuşsun diye memesi sürekli elleniyor. Bu İtalyanlarda insaf yok!

Eve girebilmek için bir ücret ödemeniz gerekiyor. Verona'daki Jülyet'in evine girmek için standart ücret: 6 euro. Öğrenciler ve 60 yaş üstü bireyler için fiyat daha düşük.

Ayrıca San Francesco Al Corso adlı Fransizkan Manastırında bulunan Julyet’in mezarı (fiyat evle aynı) ile Romeo’nun ailesi Montague’lere ait olduğu varsayılan evi de ziyaret edebilirsiniz.

Verona Hakkında Kısa Bilgiler

-14. yy’da İtalya’yı birbirleriyle anlaşamayan sehir devletleri oluşturuyordu. Verona’da yasayanlar da papa ve imparator taraftarları olarak bölünmüştü. Romeo’nun evindeki duvarların tepesindeki gibi taç şekline (M ya da V şeklini de andırıyor) benzer yapılar gördüğünüzde anlayınız ki ev sahipleri zamanında kutsal roma imparatorluğunu desteklemiş. Julyet’in evinin mimarisi nedeniyle de ailesinin Papa’cı oldukları rivayet edilir.

-Verona'da pazarın da kurulduğu Erbe Meydanı’ndaki kule 12.yy’dan kalma,

-Etraftaki freskler Verona’nın Venedik tarafından kontrol edildiği 16.yy’dan beridir duvarları süslüyor,

-Arena, Bra Meydanı’nda yer alıyor,

-Castelvecchio İtalyanca ‘eski kale’ anlamına geliyor. Hem kale hem köprü koruma amaçlı inşa edilmiş.

İtalyanların milli içkisi: Aperol Spritz

Hemen her masada şarap bardağında gelen, içi buz dolu, turuncu renkli bu içeceği göreceksiniz. İçerisinde aperol, prosecco ve soda bulunan bu içecek İtalyada fazlasıyla tüketiliyor. Portakal çok sevmeme rağmen aperolle yıldızımı barıştıramadığımdan hava çok çok sıcak olmasına rağmen her içtiğim sefer hayal kırıklığına uğruyorum. Çok kötü değil ama mükemmel de değil. 

Makarnadır, pizzadır diye uzun uzun bahsetmeyeceğim ama şunu tavsiye ederim: Yorulduğunuz ve hafif acıktığınız zaman Erbe ya da Bra Meydanındaki kafelerinden birisine oturup bruschetta yiyin ve soğuk bi kadeh beyaz şarap için. 

Verona'ya Ne Zaman Gidilir?

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve yaklaşık 22 yüzyıldır var olan Verona’yı en güzel haliyle yaşamak için mutlaka yazın festival zamanı gitmelisiniz. Piazza Dei Signori’de Dante’nin heykelini selamlayıp Jülyet kadar meşhur olmayan Beatrice’iyle bir yerde mutlu olmuş olmasını dileyip, 13. Ve 14. Yüzyıllarda Verona’yı özellikle geliştiren Scaliger ailesini andıktan sonra Rönesans dönemine ait en ünlü yapılardan olan Loggia Del Consiglio’yu görmelisiniz.

Garsonlara falan eskaza ‘ya şu heykeldeki kim?’ diye sorarken dikkat edin. 13 yy’daki çok ünlü mimarlarının adını bilmemenizi kaldıramayabiliyorlar. :)

Son olarak alışveriş yapmak isteyenler de bir çok ünlü markayı barındıran Via Mazzini’ye bir bakmalı derim.

https://www.arena.it/arena/en sitesinden 21 haziran - 7 eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival programına bakabilir ve bilet satın alabilirsiniz.

Arrivederci!

İlginizi çekebilecek diğer yazılar: 

1- Como Gölü Gezi Rehberi

2- En Güzel İtalyan Yemekleri

3- Floransa Gezi Rehberi

4- Cinque Terre Gezi Rehberi

5- Diğer Tüm İtalya Yazıları

BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN:

Instagram Valizim: @valizim_com

Facebook: Valizim