Merhabalar! Bu yazıda sizlere benim de uzun zamandır muzdarip olduğum bir sorundan, uçak korkusu ya da başka bir deyişle uçak fobisinden bahsetmek istedim, çünkü bizzat kendi seyahat deneyimimi iyileştirmek adına yaptığım araştırmalarda, internette detaylı bir kaynağın olmadığını fark ettim. Uzun yıllardır uçuş korkusuna sahibim ve bu korkuyu aşmak için bugüne kadar pek çok online/offline kaynaktan yararlandım, şimdi de tüm bilgilerimi bir araya getirerek detaylı bir rehber oluşturmak istedim. Eğer siz de uçuş kaygınız, korkunuz olduğunu düşünüyorsanız, neler yapabileceğimize birlikte bakalım...

Önce birlikte ufak bir test yapalım. Bakalım gerçekten, sizin de benim kadar gezmeye, dünyayı tanımaya engel olacak derecede yoğun bir uçuş korkunuz var mı?  Aslında içten içe biz, yani uçaktan çekinenler ve hatta korkanlar olarak bizler de çok istiyoruz uçmayı. Millet gezi anılarını sosyal medyada paylaştıkça kıskanmayanımız var mı? Belki de durum sandığınız kadar vahim değildir! O zaman haydi başlayalım. Aşağıdaki maddeleri dikkatle okumanız ve evet/hayır şeklinde yanıtlar vermeniz gerekiyor. Üçten fazla seçeneğe evet diyorsanız uçak korkunuzu aşmak için bireysel olarak bazı yöntemleri denemeniz ya da profesyonel yardım almanız gerekebilir. Herkese kolay gelsin! 

Uçuş Öncesi Kaygı / Korku Belirtileri

  • En kısa mesafelerde dahi uçuş ihtimali olan gezi prgramları yapmaktan her zaman kaçınır ve önerilere mazeretler bulabilirim.
  • Bu durum, iş hayatımı ve kişisel/sosyal ilişkilerimi olumsuz yönde etkiliyor.
  • Rezervasyon yaptırdığım bir uçağa son anda binmekten vazgeçtim.
  • Uçarsam panik atak geçireceğimden çok korkuyorum.
  • Rezervasyon hakkında düşünmek bile beni oldukça gergin yapar ve bir uçuş veya tatil rezervasyonu yapıldığında ellerim terler.
  • Kalkış tarihi yaklaştıkça daha da gerginleşir ve endişelenirim.
  • Deneyimin tümünde özellikle uçuş gününde rahatlayabilmek için alkol veya ilaç alabilirim.
  • Gözlerimi yumuyor, vücudumu sıkıyor ve sonsuz bir kaygı ile alkış sesini bekliyorum.

Uçuş Esnasında ve Sonrasında Kaygı / Korku Belirtileri

  • Uçağın içinde sıkışıp kalmış gibi hissediyorum, kontrolden çıkıyorum, kalbim daha hızlı çarpmaya başlıyor. Nefes alamıyorum.
  • En ufak bir türbülans beni etkiliyor; eyvah düşüyoruz, hepimiz öleceğiz düşüncesi ve panik duygusu beni ele geçiriyor.
  • Pencereden bakamıyor, koltuğa sıkıca sarılıyor, tuvalete gitmek için bile yerimden kıpırdamıyorum.
  • Her şey beni utandırıyor ve rahatsız ediyor.
  • Agresifleşiyor ve bütün insanlara hiç yoktan sinirleniyorum.
  • Bu sonsuz kabusun bir an önce bitmesini istiyorum. Yere yeniden adım atınca ne kadar büyük bir rahatlama yaşayacağımı düşünüyorum.
  • Ancak, gideceğim yere vardığımda bu sefer de eve geri dönmek için her şeyi tekrar yaşamam gerekeceğini düşünerek kaygılanıyorum.
  • Geçmişte uçuş ile ilgili bir veya daha fazla beni endişelendiren kötü deneyimlerim oldu.
  • Hipnoterapi denedim ve işe yaramadı.

Yukarıdaki maddelere evet/hayır yanıtlarımı verdim, ben baştan sınıfta kaldım bile! Peki ya siz ? O zaman devam edelim. Uçaktan korkma nedenlerine ve çözüm yöntemlerine birlikte göz atalım. 

NEDEN UÇMAKTAN KORKUYORUM?

Merak etmeyin anormal yaratıklar değiliz. İstatistiklere göre yaklaşık olarak her dört kişiden biri uçmaktan korkuyor. Bu korkuların şiddetleri, “uçmaya pek merak duymuyorum” ile uçağa binmeyi kesinlikle reddetme boyutları arasında değişiyor. Hangisi olursa olsun, bu durum mükemmel bir tatili mahvedebileceği gibi, kişiyi tatile çıkmaktan veya uzakta yaşayan sevdiklerini ziyaret etmekten tamamen mahrum edebiliyor. Uzmanlar, korku derecemiz hangisi olursa olsun uçak korkusunu yenmenin mümkün olduğunu söylüyorlar. Korku bilinmeyenden doğan kaygı ise sorunu yenebilmek için önce nedenlerine bir bakalım diyorum.

Uçmak için tasarlanmamış, kanatsız biz zavallı kara hayvanlarında uçuş korkusunun olması kadar doğal ne olabilir ki? Doğal olarak bu fenomeni başka bir dünyadan gelmiş bir yabancı gibi deneyimleyebiliyoruz. Korktuğumuzda beynin kontrolünü daha ilkel olan duygusal bölüm ele geçiriyor ve mantıklı bölüm büyük ölçüde devreden çıkıyor. Bir de de bu korkuyu tetikleyen klostrofobi (kapalı alanlar), akrofobi (yükseklik), agorafobi (yabancılama), misofobi (mikroplar), astrafobi (fırtınalar), sosyal fobi (örn. halka açık yerde yemek yemek) ve emetofobi (kusma) gibi fobileriniz varsa...

Uçmanın araba kullanmaktan daha güvenli olduğuyla ilgili verilen tüm o istatistikler, korkan kişinin bir kulağından girip diğerinden çıkıyor. Aslına bakarsanız, araba kullanmak uçmaktan yüz kat daha tehlikelidir. Uçuş dünyası güvenliğimizi tehdit eden şeylere karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ettiğinden bu durum bir sürpriz olmamalı.Pilot eğitimleri oldukça detaylı ve zor olduğu gibi, düzenli kontrollerle de yeteneğin en üst seviyede olduğundan emin olunuyor ve uçaklar da her iniş ve kalkış arasında sayısız rutin kontrolden geçiyor. Bu güvenlik formülüne, kanat, motor, bilgisayar, fazladan yakıt kapasitesi gibi birbirini destekleyen kapsamlı sistemler eklendiğinde, elinizde gezegendeki açık ara en güvenli ulaşım şekli kalıyor. Yine de korkuyoruz. Peki ne yapmalı?

UÇAK KORKUSUYLA YÜZLEŞMEK- GERÇEK BİR HİKAYE-

Korkularımıza teslim oldukça onlar sürekli bizim hayatımızdan çalıyorlar farkındaysanız. O yüzden birinci adımımız korkularımızla yüzleşmek. Merdivene çıkıp perde asamayacak kadar yükseklik korkum vardı. Yıllardır tüm olumsuzluklarına rağmen bir bahçe katında oturuyordum ve yüksekten baktığım her konumda sanki bir el beni o derinliğe çekiyor gibi hissediyordum. Hele ki uçağa binmek, benim için tam bir ütopya idi. Ama bir gün çalıştığım kurum, yıl sonu faaliyet değerlendirme toplantısı için Kıbrıs’a gidilecek diyene kadar. Birim amiri olarak gitmek ve yıllık faaliyet sunumumu yapmak zorundaydım. Sadece kendimin değil birimdeki onlarca kişinin emeği ve sorumluluğu söz konusuydu. Ya uçacaktım ya da bir yıllık emeğimizi anlatamayacak ve işimden olacaktım. Ve uçtum.

"Uzmanlar, fobilerin yalancı korkular olduğunu ve fobi sahibi olmanın, gerçekte olmayan tehdit düzeylerini hatalı algılamaktan kaynaklandıklarını söylüyorlar."

Girişteki testte belirttiğim uçak korkusu semptomların kat be katını yaşadım, en kötüsü de indiğimizde farkettim ki, yanımda oturan arkadaşımın kollarına sarılıp o kadar sıkmıştım ki kızcağızın kolları mosmor olmuştu, çok utandım. O zaman anladım ki bende aviofobi yani uçuş korkusu vardı. Hala da var ama ben bunun farkındayım ve yenmek için denemelerim devam ediyor. Merak edenler için söyleyeyim, Antalya’daki kardeşimi ziyaret etmek için bir kaç ay önce uçtum. Uyarıları ve önerileri dikkate alıyor ve gün geçtikçe daha az etkileniyorum bu durumdan. Bu noktada bir kişisel önerim olacak, o da medyadaki uçak kazası haberlerini fazlaca izlememeleri, uçak kazaları ile ilgili filmleri seyretmemeleri, “Uçak Kazası Raporu” gibi belgesellere de çok itibar göstermemeleri. Çünkü  aslında çok istisnai olan bu durumlar oldukça abartılıyor ve bilinçaltımızı etkiliyor. Uzmanlar, fobilerin yalancı korkular olduğunu ve gerçekte olmayan tehdit düzeylerini hatalı algılamaktan kaynaklandıklarını söylüyorlar.

Bu yüzden korkularımıza karşı daima dik durmak ama bunu yaparken de gerekli güvenlik araçlarına sahip olduğumuzdan emin olmak zorundayız.

UÇAK KORKUSUNU YENMEK İÇİN NELER YAPMALIYIM / YAPABİLİRİM?

Geldik Valizim.com dostlarına pratik önerilerimize. Editörümüz sevgili Ecem, birbirinden güzel ve büyüleyici gezi paylaşımlarında bulunuyor, bilirsiniz. Onu takip edebilmek için ve tabi bolca uçabilmek için ben de biraz gayret diyor, diliyor  ve bir kaç minik ipucu veriyorum.

  • Uçuş öncesi verilen talimatlara kesinlikle uymalı ve kemerlerinizi komut verilmeden önce asla çözmemelisiniz. Bu sizi güvende hissettirecektir.
  • Kabin personelini, tabii ki nazik bir dille, uçmadan önce uçuş korkunuz olduğu ile ilgili bilgilendirebilirsiniz. Bu sayede extra ilgi ve güvenceyi sağlayacaklarından emin olun. Her saygın havayolu şirketi, personelini müşterilerinin ihtiyaçlarını maximum düzeyde karşılamak ve ellerinden geleni yapmalarını sağlamak üzere eğitiyor. Kavga etmek yerine onlara güvenmeyi deneyin.
  • Kahve, kola, çikolata ve alkol güçlü uyaranlardır, bunun yerine sadece ve bolca su tüketebilirsiniz. Daha sakin olacaksınız.
  • Rahat kıyafetlerin, derin ve yavaş nefes almanın ve kaslarını serbest bırakmanın da (kolçağı kavramak yok) yardımı dokunacaktır. Bunlar sizin ‘Fight or Flight’ (Savaş veya Uç) modu yerine ‘Rest and Digest’ (Dinlen ve Sindir) modunda kalmasını sağlayacaktır.
  • Uçuşun tamamına odaklanmak yerine, uçuşu yemek servisi, film izleme ve keyifli bir kitap okuma gibi küçük bölümlere ayırmanızı öneriyorum. “Ya şöyle olursa” senaryoları ve siyah beyaz düşünmek, sonu felaket senaryoları yaratmaya ve hayal gücünüzün kontrolden çıkmasına uzanabilecek durumlara sebep olabilir ve kendinizi meşgul ederek bu düşünceleri önlemiş olursunuz.
  • Uzun uçuşlarda yumuşak bir yastık ve yumuşacık mis kokulu bir battaniyeye sarılarak uykuya dalmak gerek.
  • Benim de denediğim ve çok faydasını gördüğüm 4R yöntemini muhakkak deneyin, işe yarıyor.

UÇAK FOBİSİNİ YENMEK İÇİN 4R YÖNTEMİ

Fobilerle uğraşmakla geçen 25 yıllık deneyime sahip bir psikolog olan Patricia Furness-Smith, bir röportajında 4R yönteminden bahsediyor Bakalım neymiş bu 4R ? 4R endişe altındakilerin kullanması için tasarlanan  bir yaklaşım dizisidir. Endişelendiğimiz zaman kontrole duygusal beynimiz geçer ve duygularımız, düşünce ve kavrayıştan sekiz veya dokuz kat daha kuvvetlidir ve bu nedenle kendimizi rahatlatmak için mantığımızla rasyonel bilgilerimizi kullanamayız.

4R yöntemi, duygusal beynimize tehlike altında olmadığımıza dair güvence vermek için kendi biyolojimizi kullanmamızı sağlar. Bunu yapmanın ilk adımı da rahatsız hissettiğimizi kabul etmektir.

  • İlk R, kendimizi sonunda panikle sonuçlanacak o endişe çukuruna çekilmekten kurtarmamız için kontrolü kendi elimize almamızı sağlayan REAKSİYON göstermedir. Bunu bileğimize taktığımız lastik bir bandı şiddetle çekerek yapıyoruz ve hissettiğimiz acıyla birlikte endişeye ‘Hayır’ demek bizi harekete geçiriyor.
  • Ardından nefesimizi REGÜLE etmek olan ikinci R’ye geçiyoruz. Karından düzenli nefes alıp vererek ve özellikle de nefes verişini uzun tutarak vücudumuzu rahatlama moduna sokuyoruz ve bu da beynimizin düşünce bölümüne (korteks) erişim sağlamamıza yarıyor.
  • Ardından üçüncü R olan kaslarımızı RAHATLATMAYA geçiyoruz ve bu da duygusal beynimize bir tehlike olmadığı konusunda daha fazla güven vererek, daha derin bir rahatlama moduna girmemizi sağlıyor.
  • En son olarak da, bu mücadele hormonlarının kanımıza karışması durduğunda artık bu rahatlık halini sürdürmemiz gerekiyor. Düşünen beynin tekrar kontrolde olması sayesinde, artık zihnimizde bizi rahat ve huzurlu tutacak pozitif bir sahne RESMEDEBİLİRİZ.
  • REAKSİYON
  • REGÜLASYON,
  • RAHATLAMA
  • RESMETME

Bunlar da cepte e o zaman, artık hazırız değil mi ? Uçaktan korkmak yerine lütfen keyfini çıkarın, çünkü bulutların üzerinde olmak çok ama çok güzel. Hepinize iyi uçuşlar, lütfen cam kenarlarını bana bırakın! 

Sevgilerimle