Dünyanın en meşhur mutfaklarını sıralamak gerekirse, Fransız mutfağı en üst sıralarda yerini alır. Sadece yerel lezzetleri veya mutfaklarının zenginliğiyle değil, Fransızlar yemeğe verdikleri önemle de hayranlık uyandırıyor.

Paris'te Yemek | Fransız Mutfağı

'Yemek yemek' onlar için önemli bir mesele. Akşam 8'de başlayan gece yarısına kadar süren akşam yemeği seremonileri sadece karın doyurmak için değil elbette. Hemen her semtte binaların giriş katlarının restoran olduğunu, nerede olursanız olun oturacak bir kafe bulunduğunu siz de fark edeceksiniz. Hatta şehrin ücra köşelerinde bile tesadüfen girdiğiniz ara sokakların bir çeşit 'restoranlar sokağı' olduğunu görüp yeni tatlar keşfedebilirsiniz.

Farklı lezzetlere açık değilseniz bile bir sabah aynı Fransızlar gibi kruvasan ve kahveyle kahvaltı etmeden, bir öğle yemeğinde de soğan çorbası içmeden geri dönerseniz Paris geziniz kesinlikle eksik kalır. Ekler, makaron, krep gibi şahane Fransız tatlılarını da unutmamak gerek. Paris'te ne yenir diye fazla düşünmeyin. Ufak bir başlangıç yapmak isterseniz, soğan çorbasını tavsiye ederim.

paris'te yemekBol karbonhidratlı bir sabah

Fransız mutfağı zengin, fakat kahvaltı alanında biraz zayıf kaldığını kabul etmek lazım. Özellikle Türklerin benimsediği Akdeniz usulü kahvaltıyla karşılaştırırsanız dilediğiniz çeşitliliği bulamayacaksınız. Sabahları Paris'te ne yenir sorusunun cevabı, kesinlikle peynir, ekmek değil elbette... Fransızlar genelde günün ilk öğününü sade kahve ve kruvasan ile geçiştirir. Ay çöreğine benzeyen bu kruvasanın çikolatalı, reçelli, hatta jambonlu çeşitleri kahvaltı için en çok tercih edilen yiyecekler. Bunun yanı sıra üzümlü ekmek 'pain au raisin' veya çikolatalısı 'pain au chocolat' gibi hamur işleri de sıkça tüketilir. Fransız mutfağının en ünlülerinden krepler ise bizdeki gibi kahvaltıda değil de yemeğin üstüne tatlı olarak tercih ediliyor. Kahvaltı için Paris'te nerede ne yenir diyorsanız, tercihiniz Paul olabilir. En meşhur turistik fırınlardan biri olan Paul'ün şubelerini her yerde görebilirsiniz.

paris'te yemekParis'te kahvaltı konusunda hayal kırıklığına uğrasanız da ana yemek çeşitliliği yüzünüzü güldürebilir. Özellikle yeni tatlara açıksanız... Fransız restoranlarının yanı sıra birçok İtalyan, Çin, Yunan, Türk restoranlarıyla karşılaşacaksınız. Fransa'da yemek yiyebileceğiniz salon çeşitlerini sıralarsak brasserie, salon de the, bistro, cafe, bouchon veya bir 'bistro du vin'den bahsetmek gerekir.

Brasserie'ler ne tam bir restoran kadar çeşide sahiptir, ne de kafe kadar küçüktür. Paris'te yemek yemek için büyük yemek salonlarında günün her saati için yiyecek bir şeyler bulunur ve geç saate kadar açıktır. Kafeler ise sabah erken saatlerde açılır ve gece yarısından bir iki saat önce kapanır. Genelde aperatif yiyecekler, kızatma veya ızgara türleri bulunur. Kafeler genelde dış mekanlarında caddeyi izlerken atıştırmak, kahve yudumlayıp sohbet etmek, yani hoş vakit geçirmek içindir. Salon de Thé, yani çay salonlarında sıcak içecek ve sandviç gibi atıştırmalıklar bulabilirsiniz ama alkol yoktur.

https://valizim.com/fransiz-mutfagi/

Bouchon, Fransa'nın yöresel yemeklerini yiyebileceğiniz restoranlardır. Buralarda gerçekten Fransız'lara özgü lezzetler keşfedebilirsiniz, fakat memnun kalıp kalmayacağınız, yeni tatları keşfetme isteğinize bağlı. En çok kaz ciğeri ve domuz etli ürünler sunulur. En fazla bouchon Lyon'da bulunur, ne de olsa gastronomi şehri. Şarap barı anlamına gelen bistro du vin ise Fransız şaraplarının tadına bakmak ve peynir gibi aperatifler yemek için iyi bir tercih olur. En çok Lyon'da olsa da, bouchon yemeklerini Paris'te yemek de mümkün.

paris'te yemek

Yasa gereği tüm bu restoranlar menülerini ve ücretlerini mekanın girişinde sergilemek zorundadır. Yani bir restorana oturmadan önce orada hangi çeşitler olduğunu ve fiyatlarını öğrenip duruma göre oturmaya karar verebilirsiniz. Böylece size uygun olmayan bir menüden seçim yapmak zorunda kalmayacaksınız veya "hesap fazla mı gelecek" korkusu yaşamayacaksınız.

Paris'te sıradan bir kafe veya restoranda yiyeceğiniz yemek, örneğin çeyrek piliç veya bir tabak makarna 12-15 euro civarındadır. Bir şarap evinde veya bistro'da alacağınız aperatif tabağı ve şarap 30-40 euro'yu bulabilir. Bu rakamlar gideceğiniz restoranın konumuna ve popülaritesine bağlı olarak değişir. Sandviç, tost, krep, soğuk salata gibi bir atıştırmalık ise 10 euro'dan daha ucuz olacaktır.

Paris'te yemek deyince restoranların dışında süpermarketlerden de söz etmek gerekir. Avrupa'da yaygın olan mikrodalga yemekleri veya soğuk sandviçleri herhangi bir markette bulabilirsiniz. Hatta büyük süpermarket zincirlerinin sadece hızlı yiyecek sattığı minik marketlerini öneriyoruz. Paris'te ve çoğu fransız şehrinde Carrefour, Monop', .. gibi markaların salata ve sandviç çeşitliliği bir restorandan bile fazla olabiliyor. Sadece soğuk yiyecekler değil, alacağınız hazır çorba ve yemekleri marketlerin kullanıma sunduğu mikrodalgalarında ısıtabilirsiniz. Özellikle oradan oraya koşturduğunuz yoğun bir gezi gününde iyi bir alternatif olabilir.

paris'te yemek

Paris, Cafe de Flore

Gelelim akşam yemeğine. İşte Fransızlar için yemek yemek önemli bir meseledir derken aslında akşam yemeğini kastetmiştik. Eski zamanlarda öğle yemeği de uzun saatler süren bir öğündü, fakat bu gelenek günümüze ulaşamadı. Yine de 3 bölümden oluşan ve saatler süren akşam yemekleri o eski günleri aratmıyor olmalı. Paris'te yemek yemenin tadı bence akşamları daha iyi anlaşılıyor.

Bu üç bölüm şu şekilde: Ordövr, ana yemek ve tatlı-meyve-salata. Bunların yanında içecek olarak her zaman ekmek, şarap ve maden suyu tercih edilir. Hiçbir içecek siparişi vermeseniz dahi o su o masaya gelir, kaçışınız yok. Eğer lüks bir mekanda iseniz masanıza markalı bir su, sıradan bir kafedeyseniz musluk suyuyla doldurulmuş bir sürahi gelecektir. "Keşke meşrubat siparişi verseydim" diye düşünebilirsiniz çünkü içeceğiniz bir şişe kola, bir büyük şişe sudan daha ucuza gelebilir.

Paris'te yemek yemek ile ilgili mümkün olduğunca genel bilgiler vermeye çalıştım. Dilerseniz Paris ile ilgili yazdığım diğer yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Eğer bu yazıyı başkaları da okumalı derseniz, sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak daha çok kişiye ulaştırabilirsiniz. Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için ise Instagram ve Facebook hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın!