Avrupa’nın en büyük şehri olan Londra, klasik Avrupa şehirlerinin temel özelliklerini yansıtıyor ama bir bütün olarak değerlendirildiğinde Avrupa'nın genelinden çok farklı bir yapısı olduğunu anlamak oldukça kısa zaman alıyor. İlk bakışta şehrin ortasından geçen Thames nehri, iki yakayı birbirine bağlayan çok sayıda köprü ve dönme dolap London Eye; "Evet, Avrupa'da bir yerdeyim" dedirtiyor.  Ancak Londra, Avrupa şehirlerinden daha kalabalık, son derece kozmopolit ve kendi içinde apayrı bir düzene sahip. Pek çok kültürün bir arada yaşadığı bu şehirde mutlaka her zevke hitap edecek bir şeyler bulmak mümkün.

Londra Gezi Rehberi

Londra, klasik Avrupa şehirleri gibi gezmesi kolay olmadığından 2 günde gezip bitirmeniz çok mümkün olmayacaktır. Bu şehirde mutlaka görülmesi gereken yerleri görmeniz için bile en az 6-7 gece kalmalısınız. Londra tatilinizin dinlenme fonksiyonu olmayacak, hatta temposu oldukça yüksek olacağı için; bu geziyi eğer yıllık izin alarak gerçekleştirmeyi planlıyorsanız, döndükten sonra dinlenmeniz için 1-2 gün ayırmış olmalısınız.

Londra İngiltere

Yaklaşık 300 farklı medeniyete mensup insanın bir arada uyum içinde yaşadığı Londra'da; herkesin birbirine karşı ne kadar saygılı ve anlayışlı davrandığını görünce şaşırmamak çok mümkün değil. Londra'da yaşayan insanlar Londra'lı değil, Londoner olarak adlandırılıyor ki, bu olgu aslında kendi içinde bir felsefe barındırıyor; kendin gibi olacaksın ama başkasının da yaşam alanına saygı göstereceksin..

Bu düzen çok etkileyici ancak belki biraz abartılı bulunabilecek başka bir konu ise; milliyetçiliğe fazlaca sahip çıkmaları.. Başka toplumlarca belki ütopik bulunabilecek derece kendi yarattıkları değerleri benimsemiş durumdalar. Sahip oldukları her şeyi slogan haline getiren, markalaştıran bir toplumdan söz ediyoruz. Kraliyet ailesi, Londra kırmızı otobüsleri, telefon kulübeleri, çıkardıkları müzik grupları özellikle de The Beatles ve dahası, her şeylerine tapıyorlar. Eğer İngiliz kültürünü seviyorsanız tabi ki de bu ortamdan memnun kalacağınız garantidir.

Londra İngiltere

Londra'da konaklama

Londra'da her semtte adım başı otel ve benzeri konaklama mekanı mevcut olup aslında bir çok açıdan çok pahalı olan bu şehir içinde konaklama; en ucuza bulunabilir şeylerin başında geliyor. Her bütçeye uygun konaklama imkanı mevcut olup bu şehirde dikkat edilmesi gereken en önemli şey kalacağınız yerin konum olarak metro istasyonlarına yakın olmasıdır. Thames nehrinin kuzey yakası; şehir merkezinin, gezilecek yerlerin ve metro hattının büyük bir kısmını kapsamaktadır.

Londra'da Ulaşım

Londra'da ulaşım büyük ölçüde şehrin altında ikinci bir yaşam varmışcasına metro ile sağlanıyor. Şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler içinde metro ile gidilemeyecek hiçbir yer yok. Metro hatları ne kadar anlaşılabilirse yer üstündeki ulaşım bir o kadar anlaşılamaz durumda. Otobüslerin kullandığı hatları anlamak uzun süre alabilir. O kırmızı ve çift katlı otobüsler çok sevimli görünseler de yer üstünde gezerken gitmek istediğiniz noktaya en yakın durağın hangisi olduğunu yolculuk sırasında anlamak mümkün değil desek yalan olmaz.

Londra Metrosu

Londra Metrosu

Taksi ve otobüslerin şehir peyzajına olan etkisinin ulaşım için sağladığı faydadan daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü otobüsler gerçekten de sevimlilik abidesi gibi dolaşıp duruyorlar.

Oyster Card edinmek şart

Şehir içi ulaşımlar için en avantajlı seçenek Oyster Card olup her istasyondan temin edebilisiniz. Türkiye'deki metro kartlarından farksız olup ilk satın almada 5p ödedikten sonra istediğiniz tutarda yükleme yapabilirsiniz. Yüklemeler kredi kartı ile de yapılabilmektedir.

mindthegap

Londra'da yaşayan insanların hayatlarının o kadar ciddi bir bölümü ulaşım için yer altında geçiyor ki metronun bir sloganı oluşmuş. Tren içinde her durağa yaklaşırken yapılan "Please mind the gap between the train and the platform" anonsu dillere pelesenk olmuş ve Londra'da baktığınız her yerde görebileceğiniz souvenir shop'larda sayısız ürün üzerinde "mind the gap" logosuna rastlayabilirsiniz.

Londra İngiltere hava

Londra'da Giyim

Londra yılın 300'den fazla günü yağış alan şehirdir. Sabah çıkarken tek bulut dahi olmasa da aldanmamak gerekir çünkü gün içinde belirsiz aralıklarla 5-10 dk süren yağışlar olabiliyor. O nedenle herkesin çantasında katlanan türlerde birer yağmurluk mevcut ve ihtiyaç halinde kullanmak suretiyle hayata devam ediliyor. Bizdeki gibi "Aa! yağmur başladı, bir yerde bekleyelim de dinsin" davranış modeli mevcut değil. Bu yüzden yanınızda şemsiye ve yağmurluk bulundurursanız iyi olur.

Londra İngiltere piccadilly

Londra'da yemek

Diğer mutfaklarla karşılaştırınca, İngilizlerin kendilerine özgü bir mutfağının olduğunu söylemek zor ama burada en lezzetli İtalyan, Uzak Doğu veya Meksika yemeklerinden mahrum kalmayacaksınız. Şehir dünya mutfağı konusunda oldukça zengin ve kaliteli. İngilizler için mutfakları yok deyip geçmek haksızlık olur. Sevdikleri ve onlarla özdeşleşmiş birkaç lezzet yok değil. Bunlardan ilki English breakfast, yani İngiliz kahvaltısı. Diğeri fish&chips yani balık ve patates kızartması. Bunların üstüne de meşhur İngiliz çayı ve pastane ürünlerini tercih ediyorlar. Daha ayrıntılı bilgi ve restoran önerileri için Londra'da yemek yazısına mutlaka göz atın.

Londra İngiltere singin in the rain

Londra'da Kültürel Aktiviteler

Avrupa'nın metropolü; Londra, hayatı doyasıya yaşayan ve her çeşit kültüre ev sahipliği yapan bir şehir. Parkları, müzeleri, tiyatro ve özellikle aylar öncesinden biletleri tükenen müzikalleri ile insana yaşam enerjisi veriyor. Dünyaca ünlü Hyde Park ve Kensington Gardens bu alanda Londra'nın, hatta dünyanın fenomenleri arasında. Avrupa'nın en yeşil şehirlerinden, hatta belki de en yeşil şehri olan Londra'da kayıtlı 143 adet park ve bahçe bulunuyor.

Avrupa'nın diğer şehirlerine kıyasla daha pahalı olan bu şehirde, diğerlerinin aksine müzelerin ücretsiz olduğunu göreceksiniz. Bu şehirde fark yaratan kültürel aktivite şüphesiz ki; salonları her gece tıklım tıklım dolup taşan müzikaller. Aylar öncesinden biletleri tükenenlerinden tutun, 30 senedir her gece aynı gösterinin sergilendiği oyuna kadar akla gelmeyecek özellikte gösteri mevcut. 100'den fazla tiyatro, opera ve bale resitalleri, komedi klüpleri, kabareleri, caz ve blues barları ile Londra, eşsiz bir kültürel metropol olma özelliği taşımakta.

Londra İngiltere

Londra'da alışveriş, uzun ve şık caddeler...

Dünyaca ünlü markaları görmek isterseniz Oxford, Bond veya Regent Street mutlaka gitmeniz gereken caddeler. Özellikle Oxford Caddesi'nde yok, yok. Türkiye'den alışkın olduğumuz TopShop, Zara ve benzeri markaların yanı sıra John Lewis, Urban Outfitters gibi ülkemizde olmayan markalar da burada bulunuyor. İlk hedef Oxford! Daha lüks markaların çoğunlukta olduğu caddeler ise Bond ve Regent. Bir diğer alternatif Covent Garden ise bir alışveriş merkezinden çok daha fazlası. Sadece mağazalar değil, restoranlar, kafeler, sokak sanatçılarıyla gününüz adeta bir cümbüşe dönüşebilir. Antikalar, eski takılar, eski plaklar, kostümler, yani farklı parçalar arıyorsanız Portobello Road Market'te bulabilirsiniz. Yine Spitalfields ve Bricklane Market size çok geniş bir vintage kıyafet ve eşya yelpazesi sunuyor.

Londra İngiltere

Sadece sabah 8'den öğlen 3'e kadar açık olan çiçek pazarı, yani Flower Market'te mis kokulu bir pazar sabahına başlayabilirsiniz. Bu gezide alışveriş için esaslı bir bütçe ayırdım diyenler için Harrods vazgeçilmez olabilir. Lüks eşyalar, dünya markaları, muhteşem restoranlar, Harrods temalı hediyeler, hepsi burada.

Londra İngiltere primark

Londra yemek de alışveriş de pahalı ama şehri iyi tanırsanız daha hesaplı alternatiflerden yararlanabilirsiniz. Ocak ve Haziran ayında burada bulunuyorsanız, indirim dönemine denk geliyorsunuz. Aralık ayında başlayan indirim Ocak sonuna kadar sürebiliyor. Yazın da Haziran ortası başlayan indirim Temmuz ayına dek sürüyor. Daha hesaplı olmak için diğer yöntem de outlet'leri keşfetmek. Herkesin elinde Primark torbalarını boşuna görmüyorsunuz. Oxford Caddesi'nde bulunan Primark'ta ürün çeşitliliği fazla, fiyatları ise şehrin standartlarına göre epey düşük. Avm gezmekten bıkmadıysanız Westfield veya Londra'nın dışındaki Bicester Outlet'ine gidebilirsiniz. Arabayla veya trenle ulaşım mümkün. Marlybone İstasyonu'ndan kalkan trenlerle Bicester'a 1 saatte varılıyor. Bir önceki sezonun ürünlerini indirimli fiyatlara almak mümkün oluyor. Özellikle haftasonları mağazalarda kuyruklar oluşabilir, erkenden gitmekte fayda var.