Türkiye’de bile otomobil kullanmamak için elimden geleni yapan bir insan olarak, Kanada’da bu işe girişeceğim aslında hiç aklıma gelmezdi. Ancak Toronto’dan Montreal’e gitmek için tren bileti fiyatlarını araştırdıktan sonra gördük ki, maalesef eğer tren biletinizi epeyce önceden alma şansınız yoksa otomobil kiralamak çok daha makul bir seçenek haline geliyor. Bu “gelişmiş” ülkelerdeki tren bileti fiyatlarının pahalılığı aslında bambaşka bir yazının konusu olabilir ama onu şimdilik es geçiyorum.

Kanada'da Araç Kiralama

Toronto, Kanada.

Toronto, Kanada.

Toronto’da aslında en uygun kiralık araç fiyatları Avis’de gözüküyordu ancak biz bulunduğumuz noktaya daha yakın olduğu için Hertz’i tercih ettik. Araştırmalarımızda gördüğümüz kadarıyla günlüğü 40 CAD civarına ufak bir Mazda (hatchback) kiralama şansımız vardı. Üç günlük kiralama bedeli + toplamda 1200 KM’lik yol için ortalama benzin masrafıyla birlikte 200-220 CAD (yaklaşık 450 - 500 TL) gibi bir fiyata bu işi çözebileceğimizi öğrenince epey sevinmiştim.

O tarihlerde (Temmuz 2016) Kanada’da benzinin litresi yaklaşık 1.20 CAD (2,70 TL) civarındaydı ve halen aşağı yukarı bu seviyede. Yol masrafını da 100 KM için ortalama 6 litrelik yakıt tüketimi beklentisiyle hesaplamıştım.

Tabii, Kanadalı arkadaşım Kris’in önerisine uyup arabayı yolculuktan 1-2 gün önce online rezervasyonla rezerve etseydim bu planı uygulayabilecektik. :) Ben rezervasyon yapmayı unutunca maalesef küçük araç kiralama şansımız olmadı ve biz de tatilimizi yakmak istemediğimiz için, Hertz’in ‘şu an elimizdeki en ucuz seçenek bu, işinize gelirse’ diyerek sunduğu Hyundai Santa Fe’yi günlüğü 75 CAD’dan kiralamak durumunda kaldık.

"<yoastmark

Bu hem günlük araç kirası bedeli, hem de yakıt masrafı açısından dramatik bir artış anlamına geldi tabii (totalde kira ve benzin için 380 CAD + park ve park cezası için de 100 CAD civarı bir ödeme yaptık ve beklentimizi ikiye katlamış olduk!) O yüzden siz siz olun, nahoş sürprizlerle karşılaşmak istemiyorsanız önceden araç rezervasyonunuzu yapmayı ihmal etmeyin.

'Uluslararası geçerliliği olan ehliyet' meselesi

Yurtdışına çıkmadan önce araç kiralayabilmek için yeni, uluslararası geçerliliği olan ehliyetlerden almam gerektiğini duymuştum ancak böyle bir zorunlulukla karşılaşmadım. Elimdeki standart Türk ehliyetiyle araç kiralarken yalnızca bankodaki kadın ehliyetin geçerlilik süresinin ne zaman dolduğunu sordu, ben de “bizde ölünce doluyor o bacım” diyerek cevapladım kendisini. Bu duruma anlam veremedi ama anlayışla karşıladı sanırım, sorun etmedi.

Kiralama işlemi esnasında nakitle ödeme yapmak istediğimi belirtmeme rağmen kredi kartı kullanmanın zorunlu olduğunu öğrendim - beklenmedik bir hasar veya ödeme gerekmesi durumunda çekim yapabilmek için bunu zorunlu tutuyor insafsızlar. Yapacak bir şey yoktu, kartı verdik neticede.

Araba kiralarken sigorta yaptırmak

Halihazırda epeyce yükselmiş olan kiralama bedeli (75 x 3 = 225 CAD ve türlü ıvır zıvırla beraber toplamda 260 CAD civarı bir ödeme) söz konusu olduğu için, üstüne bir de sigorta masrafı yapmak istemedim ve biraz da şansıma güvenerek “kaza yapmam ki ben” dedim. Siz yine de beklenmedik durumlarla karşılaşabileceğinizi düşünüyor ve tedbirli olmak istiyorsanız ortalama 50 CAD’lık bir sigorta yaptırmayı düşünebilirsiniz, benimkinin aksine sizin kafanız rahat olur en azından. :)

Union Station’dan aracımızı kiralıyoruz...

Aracı kiralamak için Toronto’da her yolun kesiştiği merkezdeki tren istasyonu olan Union Station’a geldik. Burası tarihi mimarisi ve etkileyici akustiğiyle oldukça ilginç bir yer. Buradan trene binerek Niagara şelalelerine ve hatta New York’a kadar gitmek mümkün]

Aracı kiralamak için Toronto’da her yolun kesiştiği merkezdeki tren istasyonu olan Union Station’a geldik. Burası tarihi mimarisi ve etkileyici akustiğiyle oldukça ilginç bir yer. Buradan trene binerek Niagara şelalelerine ve hatta New York’a kadar gitmek mümkün]

Kiralanan arabayı teslim almak ve teslim etmek

Neticede gerekli evrakı hazır ettikten sonra, kiraladığımız aracı alabilmek için Union Station’ın birkaç sokak ötesindeki bir otelin otoparkına gitmemiz gerekti. Önemli not: Dönüşte bu otelin girişini bir türlü bulamadığımız için bir de 1 saat geç teslim bedeli olarak 18 CAD ödedik, o yüzden mümkünse arabayı teslim edeceğiniz noktayı iyi öğrenin, hatta Google Maps’te bir yer imi eklemek de iyi bir fikir. Data paketiniz olmasa dahi bulunduğunuz bölgenin Offline haritasını kullanabiliyorsunuz, bu da başka bir yazının konusu)

Aracı teslim aldıktan sonra yola koyulduk. O ana kadar aktive etmediğimiz 4G’li geçici sim kartlarımızın data özelliğinin o anda şıp diye çalışacağını umuyorduk ama öyle olmadı - meğer 1-2 saat beklememiz gerekiyormuş. Bu sürprizle birlikte, Toronto’dan Montreal’e doğru giden otoyolun, yani Ontario Highyway 401’in girişini elimizdeki basit bir kağıt harita, biraz da şansımız yardımıyla bulduk ve “road trip” başladı.

Yollarda bulurum seni...

"<yoastmark

Kanada’daki otoyolların kalitesi elbette kötü değil ama öyle ahım şahım bir durum da yok. Türkiye’deki yollarda zaman içinde oluşan çöküntü - çukur - bozulma vb.’ye biraz fazla laf ediyor olduğumu bu şekilde tecrübe ettim. Özellikle yoldaki kamyon - tır popülasyonunun çok fazla olması ve bu araçların da yasal hız limitinin hemen altında seyrediyor olması ilk başta biraz tedirgin ediciydi. Ancak saçma sapan sollama yapan, makas atan, önünüze kıran kimse olmadığı için uzun yolda nispeten konforlu ve huzurlu bir yolculuk yapmak mümkün oldu.

Kanada'da hız limiti

Hız limiti demişken: Kanada otoyollarında hız limiti yasal olarak 100 km/s ama hata payı Türkiye’dekinin aksine %10 değil, %20. Bu yüzden yoldaki araçların önemli bir kısmı aşağı yukarı 110-115 km/s hız bandında seyrediyordu. Arada sollama esnasında 120-130’u bulanları da görmedim değil, ancak daha yüksek hızlara çıkanları hemen hiç görmediğimi söyleyebilirim.

401'den Montreal'e doğru

Bu arada ABD’nin hemen kuzeyinde bulunan ve birçok açıdan benzer bir ülke olan Kanada’da hız biriminin mil yerine kilometre olması da bizim gibi Avrupa taraflarından gelenler için güzel bir detay.

Toronto'dan Montreal'e Varış

İki saatte bir mola vererek, biraz da sallanarak gittiğimiz için Montreal’e akşam saatlerinde ulaşabildik. Şehir içinde bir benzincide mola verip kalacağımız yerin harita üzerindeki konumunu netleştirdikten sonra AirBNB’den kiraladığımız odanın bulunduğu yurda ulaştık.

Montreal’de park yeri sıkıntımızın olabileceği bilgisine sahiptik ama ilk akşam bu konuda büyük bir problem yaşamadık. Yurdun iki sokak yanında bulunan ve park yasağının olmadığı bir sokakta şans eseri bir arabalık boşluk bulup arabamızı park ettik ve güzel bir uyku çektik.

Uzun bir yolculuğun ardından geldiğimiz Montreal’de, ertesi sabah gittiğimiz ilk yer olan Mount Royal’deki bu park ve gölet oldukça dinlendirici bir etki yaptı bende.

Uzun bir yolculuğun ardından geldiğimiz Montreal’de, ertesi sabah gittiğimiz ilk yer olan Mont Royal’deki bu park ve gölet oldukça dinlendirici bir etki yaptı bende.

Montreal'de Araba Park Etme Sıkıntısı

Esas park sıkıntısı ertesi gün başladı. Odayı kiraladığımız kişinin günlüğü 8 CAD karşılığı kullanabileceğimizi bildirdiği ve yurda 20 dakika yürüme mesafesinde olan park yerinde başka bir araç park etmişti ve ev sahibimiz aracın sahibini bulamadığı için orayı kullanamadık. Alternatif park yerleri bulma çalışmalarımız esnasında şehri biraz da arabayla gezmeye karar verdik ve önce Mount Royal’e, ardından Botanik Parkına arabayla gittik. Dağa çıktığımızda saati 3 CAD karşılığı oradaki otoparkı kullandık, Botanik Parkı’na gittiğimizdeyse yine (ama bu sefer sadece saat 16:00’ya kadar park izni bulunan) bir sokağa park ettik.

Montreal'de Park Cezası...

Botanik Parkı’ndan kaldığımız yere dönünce, bu sefer arabayı yine park yasağı bulunmadığını sandığımız bir sokağa bıraktık fakat iki saat sonra geri döndüğümüzde acı gerçekle karşılaştık: Sokakta park etmek değil, duraklamak serbestti ve bizim park ettiğimiz yerdeki biçok diğer araca ceza kesilmemiş olmasına karşın, bizim aracın camında padişah fermanı gibi upuzun, kırmızı - beyaz bir kağıt uzanıyordu: Tam 87 CAD’lık bir park cezası!

Bu durum moralimizi epey bozdu tabii ama yine de birkaç saat için cezayı ‘görmemiş’ gibi yapmaya karar verdik, çünkü o anda aracı yerinden kaldırsak bu sefer günlüğü en az 22 CAD olan bir otoparka koymamız gerekecekti ve bu da halihazırda devasa boyuta ulaşmış olan masrafın daha da artacağı anlamına geliyordu.

Montreal sokaklarında bir yere park edip edemeyeceğinizi, veya hangi saatler arasında park edebileceğinizi iyi kestirmeniz gerekiyor. Yoksa park cezası keserken hiç acımaları yok!

Montreal sokaklarında bir yere park edip edemeyeceğinizi, veya hangi saatler arasında park edebileceğinizi iyi kestirmeniz gerekiyor. Yoksa park cezası keserken hiç acımaları yok!

Montreal'de Sokak Otoparkları

Neyse ki akşam 8’e kadar yeni bir ceza almadık ve 8’den sonra, aracı yurdun önündeki, otopark fişi makinesinin bulunduğu bir sokağa bıraktık, bir saat için 3 CAD’lık ödememizi yaptık ve rahat bir nefes aldık - çünkü sokakta akşam 9 - sabah 9 arası park etmek ücretsizdi.

Sabah 8:30’da kalkıp makinenin yanına gittim ve 9 - 11 arası için 6 CAD’lık bir ödeme daha yaparak park süremizi 11’e kadar uzattım. Eh, bu kadarı bu tatil için yeterliydi artık.

Neticede bu aksaklıklar daha önce ne yurtiçinde, ne de yurtdışında araba kiralamış olan benim için tecrübe oldu. Her ne kadar bu gezi benim adıma "Montreal'de arabayı nereye koyacağız?’ bağlamında geçmiş olsa da, bir dahaki arabalı tatilimizde hem rezervasyon, hem de park işini önceden mümkün olduğunca netleştirerek bu gibi sıkıntıları en başından çözmeyi umuyorum. :)

NOT: Eğer siz de Montreal’e araçla gitmeyi düşünüyorsanız, gitmeden önce şu adresteki yazıdan park tabelalarıyla ilgili bilgi alırsanız iyi olur:

Montreal'den Toronto'ya Dönüş

Toronto’ya geri dönüşümüzde önemli bir aksaklık yaşamadık. Yalnızca Montreal’den çıkarken beklenmedik ufak bir sürprizle karşılaştık: Şehirden çıkmak için kullanılan yollar epeyce uzun tünellerle birleştirilmişti, tünellerin içinde sağa mı, sola mı döneceğinize karar vermemiz gerekiyordu ve navigasyon cihazı tünellerin içinde çalışmadığı için yanlış yöne dönüp yaklaşık 10-15 dakika kadar zaman kaybettik. Çok önemli değil, ama bunu hesaba katar ve önceden rotanızı belirlerseniz iyi olabilir.

Montreal’den çıkarken girdiğimiz epeyce uzun tünellerde navigasyon cihazımız çalışmadığı için emprovize bir çalışma yapmamız gerekti. :)

Montreal’den çıkarken girdiğimiz epeyce uzun tünellerde navigasyon cihazımız çalışmadığı için emprovize bir çalışma yapmamız gerekti. :)

İlginç bir detay olarak, şehir içinde sağa dönüşleri düzenleyen bir trafik ışığı düzeninin olmaması biraz kafa karıştırıcı diyebilirim. Düz gidecekler için kırmızı yanarken sağa dönmeniz anladığım kadarıyla problem teşkil etmiyor (herkes öyle yapıyordu zaten) ancak ‘sağa dönüşte yayaya yol ver’ düsturu burada elbette çok önemli.

Dikkat edilmesi gereken noktalardan diğeri de bisikletliler ve bisiklet yolları.

Dikkat edilmesi gereken noktalardan diğeri de bisikletliler ve bisiklet yolları.

Özellikle Toronto’da insanlar kara yolunda sanki dağda çayırda gezermiş gibi rahat davrandıkları için, direksiyon başında epeyce sabırlı olmanız gerekeceğini söyleyebilirim. Bizim aracı geç teslim etmemize sebep olan detaylardan biri de buydu. :)

Kanada'da benzin almak

Bir not da benzin almakla ilgili gelsin. Toronto – Montreal arasında uzanan otoyol boyunca bulunan benzin istasyonu – dinlenme tesisi karışımı mekanların hepsine genel olarak “Onroute” adını vermişler – veya bu isim oraları işleten firmanın ismi de olabilir belki, ama her koşulda tabelalarda “Onroute” ibaresini göreceksiniz.

Benzin almak haricinde Onroute’lardaki Tim Hurtons veya Burger King gibi restoranlardan yiyebilir veya hazır sandviçleri tercih edebilirsiniz.

Benzin almak haricinde Onroute’lardaki Tim Hortons veya Burger King gibi restoranlardan yiyebilir veya hazır sandviçleri tercih edebilirsiniz.

Kanada’da da ABD ‘deki gibi benzin istasyonlarında genellikle pompacı bulunmuyor ve benzininizi kendiniz koyuyorsunuz. Bunu ilk defa yapacağımda biraz gerilmiştim ama kaygılanacak bir durum yok. Pompaya kartınızı sokuyorsunuz, şanslıysanız POS makinesi kartınızı tanıyor, pompayı kaldırıp aracınıza takıyor ve istediğiniz kadar benzini doldurduktan sonra pompayı yerine koyup ödemeyi yapıyorsunuz.

kanadada-araba-kiralamakEğer kartınız tanınmazsa da problem değil: İçerideki ofiste bulunan görevli size diyafon aracılığıyla ‘abi sen istediğin kadar koy sonra gel burada öde’ diyor, siz de aynen böyle yapıp içeride kartla veya nakit olarak ödemeyi yapıyorsunuz, olay çözülüyor.

Tabii dikkat edeceğiniz en önemli şey, benzinli arabaya dizel, dizel arabaya da benzin koymayın. Zaten benzin ucuz olduğu için dizel orada o kadar da popüler bir yakıt değil ve eğer pompa dizelse üzerinde kocaman yazıyor ve cırtlak sarı rengi de hemen dikkatinizi çekiyor. Ayrıca çok eski olmayan araçların birçoğunun pompa girişleri zaten birbirlerine uyumlu olmayacak şekilde tasarlanıyor diye biliyorum ama yine de bunu test etmedim. Mümkünse siz de test etmek durumunda kalmayın. :)

Benzinci

Kiraladığınız araç dizel değilse –ki muhtemelen olmayacak-, sarı renkli dizel pompalarından uzak durun. Benzininizi koyduktan sonra depo kapağını çevirerek tam kapatmayı da ihmal etmeyin.

Son not; arabayı kiralarken size benzinle ilgili iki seçenek sunuluyor: Ya istediğiniz depo seviyesinde aracı teslim ediyorsunuz ve eksik kısmı kredi kartınızdan tahsil ediyorlar. Ya da aracı teslim etmeden hemen önce depoyu sonuna kadar dolduruyorsunuz. Ben ikinci seçeneği seçtim, ama bu seçeneği seçerseniz arabayı teslim etmeden önce (özellikle de benim gibi işinizi son ana bırakmayı seviyorsanız) fellik fellik benzinci aramanız gerekeceğini de unutmayın, ona göre saatinizi ayarların.

Sonuç...

Yaşanılan her türlü aksaklığa rağmen yurtdışında otomobil kiralayarak gezmek güzel bir deneyim ve oldukça eğlenceli. Yine de tüm tatilinizi araçla gezmek üzerine kurmayıp yalnızca kısa bir bölümünü bu şekilde yapmanızı önerebilirim. Çünkü ne olursa olsun insanın aklı ‘bizim arabayı çektiler mi, vuran olmuş mudur acaba, park cezası mı koydular’ gibi sorularla dolu olmayınca tatil daha güzel, kafa daha rahat.

Yazımı burada sonlandırırken tüm Valizim okurlarına mutlu mesut, kazasız belasız sürüşler diliyorum.

Montreal’den Toronto’ya dönerken eğer yeterince vaktiniz varsa, Brockville veya Gaganoque’a uğrayıp bir saatlik Thousand Islands tekne turu yapmanızı öneririm. Ontario gölünde bulunan ve bir kısmı Kanada, bir kısmı ABD sınırları dahilinde kalan yüzlerce ada arasında tekneyle gezinmek oldukça keyifli.

Bin Adalar (Thousand Islands)

Montreal’den Toronto’ya dönerken eğer yeterince vaktiniz varsa, Brockville veya Gananoque’a uğrayıp bir saatlik Thousand Islands tekne turu yapmanızı öneririm. Ontario gölünde bulunan ve bir kısmı Kanada, bir kısmı ABD sınırları dahilinde kalan yüzlerce ada arasında tekneyle gezinmek oldukça keyifli. Bin Adalar ile ilgili ayrıntılı bilgi için Bin Adalar'a nasıl gidilir başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kanada seyahati planlıyorsanız ve Toronto'ya gidecekseniz Toronto'da Gezilecek Yerler yazısına mutlaka göz atın. Ayrıca oralara kadar gitmişken uğramak isteyebileceğiniz bir destinasyon da Niagara Şelalesi ve Niagara-on-the-lake olabilir.

Eğer henüz vizenizi almadıysanız Kanada vizesi almanın en kolay yolu online başvuru yöntemini anlattığımız Kanada Vizesi Nasıl Alınır (Online Başvuru) yazısı da faydalı olabilir... Yepyeni Kanada yazıları yakında yayında olacak, takipte kalın.