Eyvah Hollanda’da ev bulmam gerek!! Bu panik niye derseniz Hollanda’da bir adet büyükbaş hayvan başına 20 dönümlük alan düşüyorken, 1 adet insan başına ise ortalama 15 metrekare alan düşüyor. O sebeple ev bulmak açlık oyunları filmindeki kapışmaya dönmüş durumda. 15 metrekare stüdyo daireye sahip olan lord havalarına giriyor ve kötü haberi şimdiden vereyim kimseye hiçbir şey diyemiyorsunuz. Çünkü Hollanda'da ev yok.

"Öğrenciyim, Hollanda’ya okumaya gidiyorum ve ev tutmak istiyorum" diyorsan;

Eğer sen de bu durumdaysan, sevgili kader arkadaşım maalesef senin ev tutma yolculuğun uzun ve imkansıza yakın ve çok çok pahalı. Çünkü senin adına verilen bandrollu belgeleyebileceğin bir maaşın yok. Baban isterse Bill Gates olsun senin asgari ücret bile aldığın bir maaşın, işin yok. Hollandalıların yazısız altın kuralı gereği sen ev tutabilecek niteliklere sahip değilsin, tutamazsın, tutmamalısın. Yurtta kalmayı ya da 4-5 kişinin paylaştığı evlerdeki odalardan kiralamayı düşünürsen daha iyi olur.

"Hollanda’da iş buldum ve ev tutmak istiyorum" diyorsan; 

Bu senaryoda işler bir ögrenciye göre çok daha az zor ama aynı oranda pahalı. Ama iyi haber ev bulursunuz. Hollanda son dakika ev bulunabilecek bir yer değil. Ev bulmaya ciddi bir süre ayırmanızı tavsiye ederim.Ayrıca ev tutma sürecinde insan yüzüne hasret kalacaksınız desem hiç yanlış olmaz. Bir ev tutma sürecinden ne beklersiniz? Emlakçıya gideyim konuşayım ya da internetten bakayım derim ben olsam. Hollanda’da emlakçıya gittiğinizde sanki dünyanın en garip şeyini yapıyormuşsunuz gibi suratınıza bakıp "Burada yapacak bir şeyiniz yok" diyorlar. Peki ne yapmanız lazım?

Hollanda'da nasıl ev tutulur?

1- Muhakkak ama muhakkak emlakçının -her bir emlakçının internet sitesine ayrı ayrı- aylık 10-15-20 euro gibi fiyatlar ödeyerek kayıt olmanız lazım. Emlakçıdan dumur olmuş halde çıktıktan sonra otelinize gidip bilgisayarın başına oturuyorsunuz ve yine kötü bir sürpriz sizi bekliyor. Ödeme için PayPal isteyebiliyorlar ve siz elinizde Türk kredi kartlarıyla “ama ama ama…” diyerek kalıveriyorsunuz ekran başında. Türkiye Paypal’dan çıktı. Tanıdık ya da iyi niyetli bir Hollandalı bulursanız ne ala…

Hollandaca emlakçı “Makelaar” demek. Biz google maps'i açıp makelaar ve yanına istedigimiz şehri yazdık ve cıkan bütün emlakçılara tek tek baktık. Google’dan böyle aramanız kolay olacaktır. Emlakcı sitesine kaydoldunuz ortalama 20 euronuzu verdiniz. Çarşaf çarşaf kendinizle ilgili formlar doldurdunuz. “Kimsiniz, evi niye kiralıyosunuz, aylık geliriniz ne kadar, gelire ilişkin ispat vs vs”. Bunlar da bittikten sonra iyi haber artık ev/oda ilanlarına bakabilirsiniz. 

Emlakçıların kendi siteleri hariç, Hollanda'da ev/oda bulmak için kullanılan hesaplar;

2- www.kamernet.nt sitesi var. Havuz gibi bir nevi emlakçı ya da sahibinden ilanlar bulabilirsiniz. Ülkede yaygın olarak kullanılan emlak sitelerinden biri. 15 günlük kullanım için 21 Euro, 1 aylık kullanım için 34 euro ödeyip kayıt olmanız gerekiyor. 

3- https://www.funda.nl/  emlakçı ya da ev sahibine üyelik ücreti ödemeden mesaj gönderebildiginiz altın site burası. Ancak bazı ilanlar için emlakçının sitesine yönlendiriliyorsunuz ve yine para ödemeniz gerekiyor. 

4-https://directwonen.nl/en burda da abone olursanız ilanları para vermeyenlerden önce görüyorsunuz. 

Ev ararken birden şunu fark ediyorsunuz; sırf ilan bakabilmek için bile yaklaşık 120 Euro’nuz uçmuş gitmiş. Daha da kötüsü ev sahipleri ve emlakçıların egosu. Bize bir emlakçı "size pazartesi döneceğim" demişti. Pazartesi oldu hiç ses yok. E otelde kalıyoruz acele etmemiz lazım. Pazartesi akşamı sizden haber bekliyorduk yazınca gelen cevap “biz böyle ısrarcı tavırlardan hoşlanmayız” oluyor. Yahu ne ısrarı!? Ev o kadar az ama ev arayan insan sayısı o kadar fazla ki inanılmaz bir şımarıklık var herkeste. Bir de dolandırıcı sayısı cok fazla. Ona da dikkat edin. Kimseye asla elden para vermeyin. Herseyiniz kayıtlı ve banka üzerinden olsun.

En çok karşılaştığım ev sahibi kaprisleri: 

  • evcil hayvan kesinlikle yasak,
  • kiracının maaşının kiranın en az 3 ya da 4 katı olması şart,
  • sigara içmek yasak.

Ev sahibi özel istekleri:

  • Doktora öğrencisi olsun (Master ögrencisiysen mesela üzgünüm),
  • Tek kişi olsun buraya 2 kişi sığmaz (Çünkü sizin ne kadar alanda rahat edeceğinize de onlar karar veriyor).

Başvurdugunuz ilanlara daha sizin kimin nesi oldugunuza bakmadan da reddedebiliyorlar. Bunun sebebi o ilanı görmeye gelecek yeteri sayıda insanın başvurmuş olması. Yedek listesine alınıyorsunuz. İlk turdan bişey çıkmazsa ikinciye dönüyorlar. 

Hollanda'da kiralık ev ararken yaşadıklarımız

Bizde 2 köpek, 1 hemstır var, ögrenciyiz ve Hollandalı değiliz. Yani kesinlikle aranılan kiracı tipi degiliz, hatta bunları istemiyoruz diye resimlerimizi bile asabilirler. Neyse 3 hafta geçti hiçbir emlakçı ve ev sahibinden geri dönüş yok. Aşırı şekilde umutsuzluğa kapılmışız. Bir ara evden vazgeçtik oda bakalım dedik. 25 metrekare odaya başvuruyoruz ev sahibi tutturuyor “sığmazsınız”. Yahu sana ne be kardeşim. Neyse konuyu dağıtmayayım. 3 hafta geçmiş ses seda yok ve paramız tükenmek üzere. Kamernet sitesinde bir önceki geceden ilanı konmuş ve anında başvurduğumuz bir stüdyo daireden cevap geldi gelin evi gezin diye. Şok içindeyiz inanamıyoruz. Ama gittik tabi.

Hollanda'da ilk ev kiralama maceramız: Dolandırıldık! 

Groningen şehir merkezinde 35 metrekare küçük ama kullanışlı bi stüdyo daire. Aylık kirası 650 euro. Öyle ev sahibiyle başbaşa da gezemiyorsunuz. 6 kişi gezdik toplamda. Bu sırada ilan konulalı 14 saat falan geçmiş düşünün. Kuşlara ekmek atmışsınız da ekmek kapışıyolarmış gibi insanlar ev kapışıyor. Neyse gittik gezdik. Ev sahibi de Kolombiyalı bi çocuk. Eve son derece hakim. Evi şöyle bir gezdik sonra dağıldık. Sonra eve gidince ev sahibi çocuğa ne kadar mağdur olduğumuzu yazdık. O da bize "tamam evi size kiralıyorum" diye geri cevap attı. Son derece büyük bir sevinçle tutacağımız eve geri döndük. Kontratı yaptık. 650 euro elden kapora verdik. 1 aylık kirayı da internetten gönderdik. O bize anahtarları teslim etti. Hali hazırdaki kiracının o gün cıkacagını söyledi. Olaysız dağıldık.

Ertesi gün eve gittik. Aşağı kapıyı anahtarla açtık, merdivenlerden yukarı çıktık ve yeni stüdyomuzun kapısını da yine anahtarımızla açtık. Evde hiç toplanma belirtisi yok... Bizim taşınmamız için ev henüz hazır görünmüyordu. Bi işkillendik tabi ama konduramadık da. Gittik bi öğle yemeği yedik, eve tekrar geri döndük ve kiracı kıza bir not bıraktık. Süklüm püklüm otele geri döndük. Sonra, akşamına bir telefon geldi.  Ağlamaklı bir kız sesi duyuldu, evine nasıl girdiğimizi, kendisinin evden çıkmak gibi bir niyeti olmadığını yarım yamalak bir İngilizceyle anlatıyordu. Ordan sonra bizde de film azcık koptu. Neyse toparlandık. Kızın evine 3 kez girdiğimizi, kızın evinde bir kiralama turu yapıldığını anlattık. Kız en son turu kimin yaptığını sorunca bütün gerçekler ortaya çıktı. Biz Kolombiyalı orta boylu ispanyol tipli dediğimizde telefondan “o benim erkek arkadaşım!!” diye bir feryat geldi. Neyse ki ramazan yeni bitmişti, şeker bayramıydı ve bankalar calısmıyordu da bankadan emrini verdiğimiz swift transferi hemen iptal ettik. Allah kurtardı lafı daha önce hiçbir olaya bu kadar uymamıştır. Elden verilen 650 euro gitti tabi. 

Hollanda'da dolandırılma sonrası karakol - ifade verme processleri 

Neyse ertesi gün kızla polis karakolunda buluşmak üzere sözleştik. Hollanda’da öyle işte efendim ben soyuldum, dolandırıldım deyip karakola da gidemiyormuşsunuz. Karakoldan randevu alacaksınız önce. 2 hafta sonraya randevu verdiler ifade verelim diye. Kızımızla sonra oturduk bi kahve içtik. 21 yasında beyaz hollandalı ve iki gözü iki çeşme ağlıyo. Çocuğun sabıkası olup olmadığını sorduğumda bana yanıtı “evet 2 hafta önce hapisten yeni çıktı” oldu. Aynı zamanda ruhsatsız silah taşıma ve saldırıdan da sabıka kaydı varmış ama kızımız insanın içindeki iyiye inanırmış ve onun bütün bunları geride bıraktığına inanmış vs vs vs… Ailesiyle falan da tanıştırmış. Kendisine böyle bir şey yaptığı için şok içindeydi (Nasıl şok oluyorsa bu sabıka kaydından sonra!?) Neyse onu kendi haline bıraktık. 2 hafta geçti ifade vermeye gittik ve öğrendik ki Kolombiyalı çocuk o gün turda olan 6 kişiyi de dolandırmış. 5000 euro falan çarpmış o turdan ve kayıplara karışmış. Kızın laptop'undan Kolombiya'ya tek gidiş uçak bileti alınmış görünüyor. Kız hala diyo ki "Kolombiya'daki erkek kardeşiyle konustum Kolombiya'ya gelmedigini söyledi". Güler misiniz ağlar mısınız bilemem...Kız da onunla işbirliği içinde miydi dediğinizi duyar gibiyim. Yok daha pek çok kekolukları var, düz saftirik. Hala arkadaşız görüşüyoruz.

Hollanda'da ikinci ev kiralama turu

Sonra bi ev daha gelin dedi. 20 metrekare minnacık tek bir cami olan çatı katı bir stüdyo ve öğrenci kabul ediyor. Ancak klostrofobikseniz kalmanız mümkün değil. Eski kiracıları da ordaydı. Anne, baba ve bebek olarak sığmışlar oraya. Nutkum tutuldu. Neyse o 20 metrekarelik stüdyoyu görmeye de 21 kişi geldi toplamda. Herkes aynı anda sığamadıgı için bakan çıkıyor. Emlakçı bize “adaylar” diye hitab ediyor. Elimize ev sahibinin isteklerini içeren bir form tutuşturdu ve uyuyorsak ayrıca orda yazan belgeleri mail atmamızı istedi. Neyse velhasıl yine olmadı. 

Hollanda'da gezdiğimiz diğer kiralık evler

  1. Erotic Shop ile ortak banyo ve çamaşır makinesi kullanacağımız bir ev bizi evi gezmeye çağırdı, olmadı. (Şehir merkezinden uzak bir yerde 1 oda 1 salon 750 euro -2 kişilik fatura gideri dahil-)
  2. Alt katta tamirhanesi olan bir adam üst katını kiraya veriyordu. 40 metrekare eve iki kişi nasıl sınacaksınız diye tutturdu, olmadı. (Şehir merkezi dısında 1 oda 1 salon 800 euro-2 kişilik fatura gideri dahil-)
  3. Salondaki parkeleri 300 euroya bize satmazsa sökecegini söyleyen bir kiracının olduğu bir ev vardı, olmadı. Onu sonra çok sorusturdum. Parke yaptırırsa eski kiracı ya yeni kiracıya satarmış ya da sökermiş orda normalmiş. (Şehir merkezi dışında 2 oda bir salon bahçe 850 euro-2 kişilik fatura gideri dahil-)
  4. En yakın köye arabayla 10 dk uzakta, 3 tane mandıra arasında ve devletin henüz internet erişimi saglayamadıgı bir alpaca ve inek çiftliginde bir ev bulduk. Kiracı bulma konusunda o kadar ümitsizlerdiki bize bile tamam dediler. 2 tane köpeğimiz var dedim. Adam cevap olarak "bir boyutlarına bakalım" dedi. Tekrar ediyorum 2 metre ilerimizde alpacalar ve inekler otluyordu. Hollanda'da reddettigimiz ilk ve tek yerdir. Bir daha olsa bir daha reddederim. ( kuş uçmaz kervan gecmez bir yerde müstakil ev 850 euro-2 kişilik fatura gideri dahil-)
  5. Kalacak yer konusunda o kadar sıkıntı yasanıyorki nehir üzerindeki tekneler bile yüzen evlere dönüştürülmüş durumda ve bildiginiz kiralanıyor. Yine ev olarak kullanılar konteynırlar da görmeniz mümkün. Şaşırmayın. İnsanın Toki'yle bi giresi geliyo her yere. 
  6. Kaldığımız Misafirhanelerden birisinin sahibi olan Hollandalı bir adamın bize en sonunda üzülmesi ve bir arkadasına yönlendirmesiyle yeni yapılan, harika bir ev bulduk. Eve ilk biz girecegiz. Şehir merkezinde kirası 800 euro -2 kişilik fatura gideri dahil- balkonlu, mutfaklı, küçük küçük 2 odası olan o ana kadar buldugumuz en güzel ev. Araya tanıdık girdigi için sahibi maaşımız olmamasına şüpheyle yaklaşsa da sorun etmiyor. Ama o da köpekleri kabul etmedi. Onları geride bırakmamız söz konusu bile olamazdı...😷
  7. Odaların kirası 300 eurodan baslıyo, evlerin ve studyoların 550-600 eurodan. Evin kalitesi, şehir merkezine olan uzaklıgı, balkonlu/bahçeli olup olmaması fiyatı değiştiriyor. Şehir merkezindeki evler resimlerden de anlayacagınız üzere mini mini. Ama Merkezden uzaklasır da daha küçük yerlerde giderseniz de malikane gibi evler göreceksiniz bahcede badmington falan oynanan. Araları yok Hollandalıların sanırım. Bu arada merkeze uzak dediysem gözünüz korkmasın çok da fazla uzaklaşamıyosunuz biryerden, zira ülke Konya kadar...

Bize dönersem sonuç olarak hiçbir yer olmadı. Artık 1 ay geçmişti ve hayattan hiçbir beklentimiz kalmamıstı. Biz de son kartımızı oynadık ve çevredeki Türk esnafı dolaşmaya basladık. 

"Ne Varsa Memleketlimde Var!"

Türkleri bulduktan sonra iş 4-5 gün içinde çözüldü. Öyle emlakcıymıs, kayıtmıs, paraymıs bosu bosuna ugrasmısız. Siz siz olun 1 ay ne vaktinizi ne nakdinizi yiyin. Ben ki kendimi hep hümanist olarak görürdüm bir ara yaşasın yüce türk ulusu, ulu türk insanı kafasına girdim. 

İlk gün emlakçıda yaşadığımız saçma olay: girdik gayet cool bi sekilde Ingilizce konuşup ev aradığımızı söylüyoruz. İki tane hanım geldi. İşte onlar da dertlerini anlatmaya çalışıyorlar burdan olmaz online başvuracaksınız falan. Bir ara erkek arkadaşıma dönüp Türkçe bişeyler dedim. Kadınlar birden türkçe olarak “Ay Türkçe biliyodunuz madem niye konuşmuyorsunuz” dediler. E be ablacım ne bileyim. 

Kira yardımı

Bu arada iyi bir haber. Hollanda'da devletten kira, çocuk ve saglık sigortası yardımı alabiliyorsunuz. Alacagınız yardımın türü bazı faktörlere göre değişiyor yaşınıza, gelirinize, sahip oldugunuz mal mülke, kira içinse kiralayacagınız evin kirasının bir üst sınırı oluyor ama sonuç olarak bir destek var! Oturma veya çalışma izniniz varsa; 18 yaşın üzerindeyseniz evde oturan kişileri, hepinizin gelirlerinizi beyan edecek sekilde aşagıda bulunan link üzerinden basvurunuzu yapabilirsiniz -öğrenciyseniz gelir beyanına da gerek yok- Yine de yasal düzenleme bu belli olmaz siz asagıda verdigim linkten değişiklik olup olmadıgını takip edin. 

https://www.belastingdienst.nl/wps/wcm/connect/bldcontenten/belastingdienst/individuals/benefits/how_do_benefits_work/

Hollanda'da banka hesabı açmak

Onu da bankaya gidip yapamıyorsunuz. Bankanın internet sitesinden hesap açmak için başvurmanız gerek. Bankaya hesap açıcam diye giderseniz suratınıza ne alaka der gibi garip garip bakarlar. 

Velhasıl Hollanda çok garip bi yer. Yarı vatan gibi, yarı gurbet gibi. Her an şaşırtabilir. Ben bile konularla çok alakasız olmama rağmen 1 ayın sonunda "Allah kurtardı ve yaşasın Türk ulusu" demeye başladım. Oradaki göçmenlerin dindar ve milliyetçi olmasını çok da eleştirmemek lazımmış.

Eğer yeni eşyalara para vermek istemiyorsanız aklınızda olsun Hollanda'da insanlar artık kullanmak istemedikleri eşyalarını bedavaya veriyorlar. Öyle dandik eşyalar da değil bildiğiniz yepyeni eşyalar bulmak mümkün. Ev döşeyeceğim diye çok aceleniz yoksa evinizi yavaş yavaş bedavaya döşeyebilirsiniz. İnternete yazın, tanıştığınız insanlara sorun. Ben mesela bisikletimi sevgilisinden ayrılmış ve artık kızın eşyalarına bakmaya tahammül edemeyen bi çocuktan aldım. 😂

Hollanda da böyle, dümdüz, bol büyükbaşlı, cici evlerle dolu ama ruhsuz... Bana sorarsanız hala Avrupa’nın yaşanacak en güzel yeri Alp dağlarının olduğu coğrafya. Buraların havası çekilmiyor. 

Hollanda'da ev kiralamak isteyen herkese bol şans! Önceki yazılarımı ve bizi takip etmek için gerekli linkleri aşağıya bırakıyorum! 

Önceki yazılarıma göz atmak isterseniz: 

1- Verona'da Gezilecek Yerler - Jülyet'in Evi ve Opera Festivali 

2- Slovenya'da Yaşamak İsteyenlerin Bilmesi Gerekenler

3- Yurtdışına Evcil Hayvan Çıkarmak 2019

4- Floransa Gezi Rehberi | Floransa, San Gimignano ve Fiesole Gezisi

BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN: 

Instagram Valizim: @valizim_com

Facebook: Valizim