Kanada’da Yaşam | Toronto’da 2. Yılımız


Selam Herkese!

Uzuuun zamandır yazmayı planlayıp da bir türlü becerip bilgisayarın önüne oturamadığım yazımla karşınızdayım tatataaa! Bu koca 1 yıl içerisinde neler oldu, Kanada’daki yaşantımızda neler değişti hepsine tek tek değineceğim. Yazımı okumaya başlamadan evvel şunu söylemek istiyorum: Yazılarıma olan alakanıza çok güzel geri dönüşler aldım, çok teşekkür ederim. Umarım bu yazıma ve bundan sonrakilere de ayni şekilde geri dönüşler alırız.

Eğer Kanada’da yaşamla ilgili çok merak ettiginiz sorularınız veya yazmamı istediğiniz bir konu olursa da lütfen yorum kısmına yazınız. Geç dahi olsa okuyorum.

Toronto’da bir kez daha taşındık…

Kanada ev, yaşam, taşınma, toronto

1 yıl içinde bir suru şey değişti aslında en birincisi Kanada’da bir condo dairesi tuttuk arkadaslar! Condo nedir diyenler icin şöyle bir dipnot geceyim. Condo bildiginiz rezidans ama Türkiye’deki gibi öyle lüks değil icinde bildiğiniz çamaşır, bulaşık makinesini yasal olarak sokabildiğiniz, 24 saat güvenliği olan binalar. Ekstra olarak spor salonu, oyun odaları ve kamelyasi vs var. Zor oldu ama oldu vallahi de tuttuk geçen Mart ayında.

İkinci yazımda belirttiğim gibi o bir sürü evrak kürek islerinden yıl-dik. Aman yarabbim ne kağıtlar imzalandı ne belgeler verildi. Binayı üstüme alsaydım daha az kağıda maruz kalırdım herhalde! Altı üstü 1 yıllık tutuyoruz evinizi kardeşim. Satıcı degilim vallahi 1 yıl oturmak istiyorum…

Taşındığımız yer bu sefer Downtown!

Neyse ki, Toronto’nun en East kısmından tam göbeğine, Downtown denilen merkeze taşındık. O meşhur inşaat şirketlerinin reklamları gibi şuraya 5 dk buraya 3 dk trafiksiz her yer elinin altında hem de orman içinde falan. Ay yok vallahi dalga geçmiyorum. Toronto’yu bilenlere yazıyorum Eaton’a 10 dk yürüme, metroya 6 dk otobüs ile, Distillery District’e 7 dk yürüme, 3 dk da bisiklet ile. Neyse evet bu kadar bürokrasiye yenilmeden ev tutuşumuzu tabi ki ti’ye alacaktım… Ev isimiz böyle iste şehire indik 2 yılın sonunda.

Kanada’da bisiklet meselesi

Istanbul’da hep yapmak istediğim ama bisiklet yollarının yetersizliği ve de kusura bakmayın ama sürücülerin saygısızlığı (!) yüzünden hiçbir zaman cesaret edemediğim; bisikletle okula, markete, sahile gidiyorum şimdi. Ay vallahi benden mutlusu yok. Bir de eve yakin is bulduğum zaman tam bir Tumblr kızı olacağım iste heh ! Simdi siz dusunun. Saka bir yana bisiklet demişken Kanada’da veya Toronto’da diyeyim; bisiklet yolları var Istanbul ile kıyaslanamayacak kadar hem de fakat, bisiklet hırsızlığı diye bir şey var bu yüzden 5 kilo kilitle dolaşıyorum. Bisiklete verdim $100 kilide verdim $50. Satmaya kalksam bisikleti $60 eder etmez. Ne kadar mantıklı bir iş yaptım muamma!

Gelelim Kanada okullarına…

Toronto’da başladığımız dil okulunu bu sene bitirdik ve bölümlere başladık. Bölüm seçimlerimizle alakalı hiçbir şey yazmamıştım ona da değinmek istiyorum kısaca. Ayrıca Kanada’daki dil okulları ve diğer okullar ile ilgili ayrıca bir yazı yazmak istiyorum. Şimdilik ne yaptığımızı yazayım.

Bizim Kanada’ya gelme amacımız dahil, buradaki uğraşlarımız da hep daha çok gezebilmek içindi. Bu sebeple öyle bir meslek seçelim ki kendimize; hem gezelim hem çalışabilelim dedik. Bu da Chef’lik ile en mümkün görünüyordu. Şu anda George Brown College’da Culinary Management okuyoruz.

Okuduğum bölüm 2 yıllık bir diploma programı. Ben aslında Bakery Arts Management okumak istiyordum fakat okulun popülaritesinin gazabına uğradım. Şu anda waitlist’teyim yani yedek listesinde. Ne zaman bölüme alınacağım da meçhul. En son 72. Sırada idim! Bölüme her sene 40 kişi alınıyor hesap edin… Daha çok vaktimi boşa harcamayayım diye Culinary Management bölümüne girdim. Kek börek işleri hala daha cazip geliyor da başladık bi kere. Göreceğiz…

Kanada’da iş buldum…

Geçen Aralık ayında Kanada’da iş başvuruları yapmaya başladım indeed.ca üzerinden. 3 yere başvuru yapmıştım en olmaz dediğim ve en çok istediğim yer oldu. Laduree’de işe başladım. Laduree Fransa’nın en meşhur makaron ve pastry üzerinde en çok adını duyurmuş şirketlerinden biri. Kanada’da 2 şubesi daha var. Vancouver’da bulunuyorlar, en sonuncusu da benim de çalışmış olduğum Toronto’da açıldı. Bütün mutfak deneyimsizliğimle beni ise almaları tamamen Toronto’da yeni açılan şubelerinin hatrına ve benim şansıma idi.

Birkaç hafta önce de istifa ettim…

Daha doğrusu etmek durumunda kaldım, çünkü okulumdan dolayı iş takvimi ve okul takvimim eşleşmiyordu. ‘Ayıp olmasın schedule’ı ayarlamaya başladılar. İş yerinde de sevilen biriydim herkes küçük çaplı bir şok yaşadı ayrılma isteğimi duyunca. Aman neyse her şey kısmet bazen risk almak en doğrusu. Buna inanıyorum. Buraya gelmekle en büyük riski alınca insanın gözü hiçbir şeyden korkmuyor.

Gelme niyetiniz var veya yok hayatınızda küçük çaplı da olsa risk almanızı tavsiye ederim. İnsanı en çok dönüştüren ve geliştiren şey. Şu anda okula gidip geliyorum yaz geldi sayılır (Haziran 22 bugün!) yazın tadını çıkarmaya çalışıp iş bakmaya tekrar başlayacağım. Bu yaz için 2 kere gitmek üzere tatil planı yaptık ama ne kadarını gerçekleştirebileceğiz, göreceğiz! Bu sene ile beraber 5. tatilsiz yazımı geçiriyorum. Zamanında sezonu açan ve kapayan ben iken hayat şartları bu denli tatile hasret bıraksın… İnanılır gibi değil. Bu sene için küçük bir Amerika tatlış bir Cuba tatili hayalimiz var umarım olur!

Peynire Kavuştuk!!

İlk yazımı okuyanlar bilir tulum peynirine düşkünlüğümü! Açıkçası geçtim artık tulumunu peynirini. Bana Türk peyniri verin Allah aşkına ya! Olmuyor Yunan Feta’sı ile. Artık plastik gibi geliyor tadı. Tulum, ezine ahh… Kanada’ya peynir gelemiyor ne demek?! Burdan peynir üreticisi hemşerilerime sesleniyorum. Lütfen duyun sesimi Amerika’nın canına kurban ne istesek var! Biz mahrumiyet bölgesinde miyiz. Yani nedir buraya gelememesindeki sebep? Türk salçasının geldiği yerde peynirin gelmemesi ne demek oluyor anlamadım. Yemekler salçasız olur bu kızcağız peynirsiz olamaz.

Neyse ama arada güzel şeyler de oluyor. Üniversiteden arkadaşım Amerika’da yaşıyor. Buraya daha önce gelmişti ama otobüs ile. Bu sefer arabayla geldi 10’dan fazla paket 3-4 çeşit peynir getirdi. Normal şartlar altında arabayı kontrol edebilirler, eğer peynirleri görselerdi el koymaları olasıydı fakat kader yüzüme güldü ve peynirler evimi, buzdolabımı şenlendirdi. Size mutluluğumu anlatamam. Gerçekten anlatamam o buzdolabını açtığımda o peynirlerle göz göze gelişimdeki heyecanı… Anlayamazsınız… O karpuzun yanına yakışması… Zeki ile Metin gibi, ketçap ile mayonez, künefe ile kaymak, ramazan ile pide. E yani durur muyum peynirlerden 2 paket kaldı ne yazık ki. Küçük bir Amerika çıkarması yapacağız. Operasyon kapsamında elbette gıda alışverişi olacak. Ha bir de sokak simitçisi var New York’ta. Simit Sarayları ve Güllüoğlu Baklavaları bile var.

Yetkililer! Siz konuyu biliyorsunuz. Amerika’ya araba ile gitmeyi planlıyoruz. Tatilden çok peynir alışverişi beni heyecanlandırıyor. Araba buzlukları bakıyoruz. Umarım girerken sıkıntı yaşamayız. Şimdi bu yazıyı okuyan peynir üreticileri yerine Kanada Gümrük memurları okursa aşk olsun size. Umarım merak edip translate etmezsiniz! Teessüf ederim.

Almanya’ya gittim…

Toronto’ya gelişimin bir buçukuncu yılında ailemle görüşmek için Türkiye’ye gitmek yerine Almanya’ya gittim. Annem Almanya, Frankfurt doğumlu. Türkiye’ye kesin dönüş yapalı 30 yıl olmuş. Ara ara söyler dururdu bir kere daha görebilsem diye. Hem gezmiş hem de hasret gidermiş olduk. Ben Türkiye’ye gitmeyeli 2 seneyi geçti herkes tanıyamazsın her yer değişti diyor. Annem Almanya doğumlu ve doğalı 52 sene olmuş, her şey bıraktığı gibi. Ne kadar güzel değil mi?!

Almanya’da aile buluşması 🙂

Bu kentsel dönüşüm iyi hoş da biraz bize ve yaşadıklarımıza saygısızlık gibi geliyor açıkçası, neyse… Almanya’da gitmek istediğim bir suru yer vardi hatta dedim ufff yazı da çıkar burdan. Ama nerdeee… Boyuna ana kucağı baba şefkati derken, olmadı. Öyle kaleleri de gezemedim:( Hasret artı Türk yemekleri gündemimde idi.

Biraz da ‘gurbetlik’ üzerine bir şeyler yazayım…

2 yıl 3 aydır Toronto’da yaşıyorum. Aslında ne kadar uzun zaman gibi gelse de sadece 2 yılcık. İnsan hayatında ne az yer kaplıyor değil mi? Ama benim 10 yıllık Türkiye hayatıma bedel belki de daha fazla hayat tecrübesine eş değer tecrübe edindirtti. Mesela yurtdışında yaşarken, hiç özlemem dediğiniz şeyleri özlüyorsunuz.

Burun direği sızlaması var ya! Ah… sorun bana da anlatayım. Öyle vuhuuu yurtdışında kopup patlamıyorsunuz yani. Ailenizi her zamankinden daha çok önemsiyor, memleket meselelerine ekstra kederleniyorsunuz. Gözden ırak olunca gönülden olmuyor işte…

Herkes gibi biz de bazı şeyler için çokça endişeleniyor, durum senaryoları yazıyoruz. E biliyorsunuz işte, zaten buraya da bazı şeylerden şikayet edip gelmedik mi? Boşuna mı çekiyoruz bunca sıkıntıyı, umarım hayır. Ömrümüzün sonuna kadar Kanada’da yaşamak gibi asla bir hayalimiz yok. En çok hayat tecrübesi, en önemlisi dil geliştirmek ve yapabilirsek de para biriktirip yatırım yapabilmek için burda bulunuyoruz. Ama şunu söyleyeyim burda tutunmaya çalıştığım kadar Türkiye’de emek harcasaydım CEO, CFO olurdum 10 yıla.

Hiçbir emeğin karşılıksız, hiçbir başarının da tesadüf olduğuna inanmıyorum. Ve de sabrın selametle sonuçlanmayacağına. Yurtdışında yaşamak çok zor. Çok çok inişli çıkışlı. psikoloji dengesi kurmak zor. Saatinizin tutmadığı çok oluyor ama baş etmeyi öğreniyorsunuz bir şekilde. Aaa valla kızın duygu durum bozukluğu var demeyin ben gayet iyiyim! Hhh. Demek istediğim şu ki, aldığınız kararların her zaman arkasında durun. Bir karar alıyorsanız risklerinin de arkasında durun. Asla pes etmeyin. Çok kez yaşadım ben burda ne yapıyorum değer mi? Düğünümüzü bile erteledik. Sevdiklerimizin yaş almaları, arkadaşlarımızın evlenip çocuk sahibi olmalarını ıskalıyoruz, şahit olamıyoruz birçok yeniliğe. Yahu sahiden değer mi? Bir yaştan sonra kuracağın yuvanın da geleceğini kurtarma çabasına sokuyormuş insan kendi kendini. Hep önce can geliyor cidden.

Kanada’da yaşamak isteyenlere…

Kanada’da yaşarken, elbette birçok tecrübe ekledim hayatıma. Asla pişman olmayacağım bir karar olduğuna yemin edebilirim. Ama zor kardeşim. Bunu okuyan, Kanada’da yaşamaya karar veren, Kanada’ya gelmeye karar verenlere söylüyorum. Asla pişman olmayacaksın bunu yaptığına. Gel ve tecrübe et. Dönersen de Türkiye’ye, o senin başarısızlığın asla olmayacak. Herkesin tahammül seviyesi, beklenti derecesi asla aynı olamaz. Öncelik sıranda zaman zaman yaşayacağın bunalımlar ve zorluklar olmayabilir. Herkes yapabilecek diye bir şey yok. Ayrıca gelmemesi daha hayırlı olacaklar da olabilir aranızda. Hiç canınızı sıkmayın.

Önceki yazılarıma Kanada’da Yaşam kategorisinden ulaşabilirsiniz.

Kanada ile ilgili olan tüm yazılara ise buradan ulaşabilirsiniz.

Neseyle, sağlıkla, mutlulukla kalın! Yazılarımı da takip etmeyi unutmayıııın! Yorum yazarsanız, çok memnun olurum. Yeni yazıların duyuruları için Valizim’in Facebook ve Instagram sayfalarından takipte kalabilirsiniz. Bye!

 





Bunlarla da ilgilenebilirsiniz:


Etiketler


Cansu Kotiloğlu

Marmara Gazetecilik'ten mezun oldum. Ama farklı mesleklerde tecrübe kazandım. İstanbul Üniversitesi'nde İK Yönetimi yüksek lisansı yaptım. Yolumu Kanada'ya düşürdüm. Şimdi karşınızdayım. 🌟

3 yorum

  • Merhaba Cansu hanım; Kanada hakkındaki yazılarınızı dikkatle okuyorum, kattığınız yorumlar harika şunu sormak istiyorum Kanada’da 40 yılı aşkın yaşayan üvey ablam var iletişim halindeyiz.Kanadaya yerleşmek istiyorum Ailem ile birlikte acaba orada bir yakınımın olmasının benim Kanada’ya yerleşmemde ne kadar faydası olur…konaklama,iş ve kızımın eğitimi vs. Belle river da yaşıyor kendisi.
    Şimdiden Teşekkürler

    • Tesekkur ederim Selcuk Bey,

      Elbette çok çok yardimi olur özellikle konaklama en en büyük sorun burda maalesef… Is konusunda da cevre onemli olan. Bizim de burda oyle bir tanidigimiz vardi ama kendisi ununu eleyip eleğini astigi icin kendi yeğenleri icin de bize danisiyordu:) çünkü yeniliklerle alakalı pek bilgisi yoktu. Bu sizin icin avantaj olabilir. Mutlaka degerlendirin.

      • Önerinizi değerlendireceğim umarım benim tanıdığım da ununu eleyip asmamıştır.Size çok teşekkürlerimi sunar…çıktığınız yolda başarılar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir