İlk Kez Kayak Yapacaklara Tavsiyeler


Bu kış ilk defa kayak tatiline çıkmak isteyenler için benim de birkaç tavsiyem var. Özellikle ilk kez kayak yapacaklar için ortama kolay adapte olmalarını sağlayacak birkaç kayak tekniğini ve dikkat edilecek noktaları paylaşacağım. Ben de işin uzmanı değilim, fakat bir amatörün gözünden kayak yapmak nasıl olur bunu okumuş olacaksınız. Ayrıca yine bir amatörün ne gibi zorluklarla ve tehlikelerle karşılaşabileceğine dair fikir vereceğimi düşünüyorum.

Kayak tatiline giderken yanımıza ne almamız gerekir, kayak kıyafeti kiralanır mı, kayak ekipmanı almak gerekir mi, özel ders şart mı diyenler için yazdığım kayak yazılarımdan birini okumaktasınız. Diğerlerine de göz atmayı unutmayın.

Uludağ’a İlk Gidişim…

Uludağ’a ilk gittiğimde aktif olarak spor yapmayan biriydim. Kış sporlarını çok sevip her fırsatta denerdim ama korktuğum için bildiklerimi pistte bir türlü uygulamazdım. Daha önceden uzun süre aldığım artistik buz pateni dersleri Uludağ’da işe yaramıştı. Dengede rahatlıkla durabiliyor, kayaklarıma yön verebiliyordum. Daha ilk kayak dersimde özel ders hocam da bunu fark etti ve daha fazla derse ihtiyacımın olmadığını söyledi.

Uludağ gibi özel ders ücretleri uçmuş, her şeyin fiyatının fahiş olduğu bir kayak tesisinde sık karşılaşamazsınız böyle övgülerle. Normalde size yeterli olduğunuzu değil, daha çok ders satın almanız gerektiğini söylerler. Nasıl olduysa, sen yaparsın demişti. Belki çok sıkı pazarlık yaptığım ve ders almakta ısrarcı olduğum için, ilk dersin sonunda beni başından savmak istedi. : )

Nasıl olduysa, ben de tek başıma kaymaya hazır hissetmiştim. Tabii küçük bir sorun vardı. Daha öğlen bile olmamıştı ama kaslarım adeta alarm veriyordu. Sebebi ise bacaklarımın hareket etmeye değil, durmaya alışkın olmasıydı. Kayak hocamdan aldığım cesaretle telesiyeje bindim ve zirveye çıktım.

Özel dersin ardından zirveye ilk çıkışım

Telesiyejden inmek bile dünyadaki en zor şey gibiydi. Daha ilk yamaçta düştüm. Dakikalarca kalkamadım, çünkü kalkmayı kimse öğretmemişti. Gün boyunca tek başıma debelenip durdum. Halbuki yanımda hoca varken ben daha düşmeden tuttuğu için, her şey ne kadar basitti. Telesiyej ve teleskide türlü türlü sorunlar ve hatta sonucu sakatlığa varan birkaç kaza yaşadım. Bana göre sebebi yetersiz ders almak, ilk dersin sonunda “sen hazırsın, tek başına ilerletirsin” denmesi, daha düzlükte kayakla yürümeyi bile öğretmeyen, beni ilk anda zirveye çıkaran eğitmenin ilgisizliği ve her şeyi üstünkörü öğretmesiydi.

Siz daha dengenizi kaybettiğiniz anda düşmenize engel olan, kayağınızın nasıl takılıp çıkarılacağını dahi öğretmeyen, tehlikelere karşı uyarmayan bir kayak hocası bence iyi bir eğitmen değildir. Ayrıca kimse bana ne formda olmam gerektiğini, ne de kayağın tehlikeli bir spor olduğunu söylemişti. Yaşadığım sorunlarda hazırlıksız ve bilinçsiz gitmemin etkisi de var elbet.

Kayak performans ve dayanıklılık gerektiren bir spor. Karın üstünde hareket halindeyken veya sadece duruyorken bile sonucu ciddi olabilecek durumlarla karşılaşabilir, ciddi sağlık sorunları yaşayabilirsiniz. Bu yüzden mümkün olduğunca bilinçli ve bilgi sahibi olarak kayak tatiline çıkmalısınız. İşte ilk defa kayak yapacaklara önerilerim…

İlk kez kayak yapacaklara tavsiyeler

* Kayak tatiline gitmeden önce…

1- Önceden forma girin

Kayak yaparken dümdüz gitmek için sadece ayakta durmanız yetiyor. Dengeli gitmek, yön değiştirmek ve durmak için gereken şey ise çevik bacak kasları. Eğer aktif olarak spor yapmıyorsanız, yağ-kas oranınız pek iyi değilse, bacaklarınız güçsüzse bu sporu yaparken çok zorlanacaksınız. Çünkü tüm yük çoğunlukla bacaklarda. Dengede durmaya çalışırken bile.

2- Düşmeye kalkmaya hazır olun

Düşmesi, kalkması, çarpması eksik olmayan bir spor; buna hazırlıklı olun. Bacaklarınızda ve belinizde daha önceden oluşmuş bir rahatsızlık, sakatlık varsa bence ekstra hassas olmanız, normalden daha fazla güvenlik önlemi almanız gerekiyor. Belki hafif şiddetli bir düşme bile, önceden rahatsızlık geçirdiğiniz bölgede ciddi bir soruna dönüşebilir. Ayağınız önceden kırılmışsa, kayak sırasında alacağınız sıradan bir darbe ile yeniden zarar görebilir. Bu nedenle sorunlu olan bölgeyi ekstra destekleyici/koruyucu kıyafetlerden alabilirsiniz.

3- Mümkünse bir bilenle gidin

Özel ders alsanız bile, dersin ardından pekiştirmek için daha önceden kayak yapmış arkadaşlarınızdan yardım almanız, onların eşliğiyle kaymanız çok iyi olur. Bir sporun önce tekniğini öğrenmek, sonra da bireysel olarak pekiştirmek önemlidir. Bu bireysel takılacağınız süreçte de yanınızda bir bilenin olması, sizi yönlendirmesi, düştüğünüzde ilk yardım edecek kişinin o olması çok önemli.

4- “Bana arkadaşım öğretir”diyorsanız

Eğer arkadaşınız çok iyi kayıyorsa ve yanınızda durup size tüm bildiklerini sabırla öğretmeye hazırsa, ders almadan da olabilir belki. Ama genelde iyi kayanlar sizi orada bırakıp 2 tur atıp gelme eğiliminde oluyorlar. Başınızın çaresine bakmaya hazır olun.

* Piste Çıkmadan Önce

1- Kaymadan önce ısınma hareketleri yapmak iyi olur

İlk gün ısınmak şart. Özellikle bacak açma germe hareketlerini en azından 5-10 dakika boyunca yapmadan piste çıkmayın. İkinci ve sonraki günlerde ise, bir önceki günün yorgunluğunu ve et kesiğini biraz olsun açabilmek adına bu hareketleri yapmadan güne başlamayın.

2- Kat kat giyinmeyin

Eğer sıcak bir iklimden geliyorsanız, kara alışkın değilseniz Uludağ gibi bir kayak tesisinde kendinizi kaybedebilirsiniz. Her yerin bembeyaz olması sizi şaşırtabilir. Aynı zamanda endişelendirebilir de. Çünkü hava çok soğuk olacak. Bu havada nasıl zirveye çıkıp kayacağım diye düşüneceksiniz.

Sonuç olarak kat kat giyinip dışarı çıkacaksınız. Fakat kayaklarınızı bir kez ayağınıza giyip kaymaya başladığınızda, bu işin ne kadar zor ve ter döktüren bir eylem olduğunu göreceksiniz. Kayak yaparken veya yapmaya çalışırken, o soğukta bile insan terleyebiliyor. Özellikle bir de güneş çıktıysa. Bu yüzden yün olmayan kulaklık, atkı, bere ve eldiven tercih etmenizi öneriyorum. İlk kez kayak yaparken ekstra yorulacağınızı, endişeleneceğinizi düşünerek baştan uyarıyorum.

Hem boğazlık, hem atkı, hem kulaklık, hem de şapka almanız durumunda kayak yaparken fenalık geçirebilirsiniz. Evet vücudunuzu, boğaz ve başınızı koruyun ama ince bir katmanla. Sonra kayarken onları çıkartıp nereye, hangi cebinize sığdıracağınızı şaşırabilirsiniz.

3- Kayak kıyafetlerini ve takımı en son giyin

İçinize bir kat kıyafet giyip üstünüze su geçirmez kayak pantolonu ve montu giyeceğinizi düşünürsek… Özellikle kayak montunuzu ve ikinci kat çorabınızı ya otelden çıkarken, ya da pist yakınlarında kayağınızı takmadan hemen önce giyin. Yanınızda ne götürüp ne götürmeyeceğinize dair yazdığım Kayağa Giderken Alınması Gerekenler yazıma da mutlaka göz atın.

* Piste Çıkınca…

1- Kayakla yürümek, hatta ayakta durmak

Kaymadan önce kayaklara hakim olmak çok önemli. Aynı buz pateninde olduğu gibi, artık ayağınıza bir parça eklendiğini ve vücudunuza yeni bir uzuv katıldığını düşünmeye çalışın. Kayak sizin bir parçanız ve onu nasıl idare edeceğinizi, nasıl hakim olacağınızı keşfedin. Bacağınızı artık nasıl hareket ettirmelisiniz, karda nasıl yürüyebilirsiniz, hangi yüzeyde kayak nasıl tepki veriyor. Pistin en tepesine çıkıp kaymaya başlamadan önce, en aşağıda bunları keşfetmek için kendinize zaman tanıyın.

2- Kayaklarınızı takıp çıkarmayı öğrenin

Bence en önemli maddelerden biri kayakları çıkarıp takmak. Eğer kadınsanız “siz zahmet etmeyin biz yardımcı olalım” diye başınıza bir sürü kişi üşüşebilir. Kabul etmeyin. Özel ders hocanız bunu size öğretmek için vakit ayırmak istemeyebilir ve “bu seferlik ben yapayım” diyebilir. Onu da kabul etmeyin.

Kayağı çıkarıp takmak çok basit gibi gözükse de, bence piste daha ilk çıkışta öğrenmek şart. Zor durumda kalabilirsiniz, düşebilirsiniz, sakatlanabilirsiniz, kara saplanabilirsiniz. Kayakları çıkarıp ayaklarınızı kurtarmanız gerekebilir. Etrafınızda kimse olmayabilir. Bu durumda iş başa düşecektir. Zor bir durumda kalmadan önce öğrenin ki karın üstünde kimsenin yardımını dakikalarca beklemek zorunda kalmayın. Ve ilk defa kayak yaparken unutamayacağınız kötü bir anı yaşamayın. 🙂

3- Kaymadan önce düşmeyi öğrenmek

Herkesin söylediği söz bu. Kaymayı öğrenmeden önce düşmeyi öğrenin diyorlar. Bence düşmeden önce kalkmayı öğrenmek şart ama yine de gelenek bozulmasın diye önce bundan bahsedeyim. Düşmek genelde fazla hızlanma veya dengeyi kaybetme sonucu gerçekleşiyor. Eğer düşeceğinizi anladıysanız korkup, panik yapıp kendinizi bırakmayın. Sonuna kadar ayakta kalmak için çabalayın. Kar sapanı yapmaya çalışın çünkü sizi durdurabilecek tek şey o.

En kötü sağ veya sol tarafınıza düşecek şekilde kendinizi ayarlamaya çalışın. Yüz üstü veya sırt üstü düşmek, bacaklar ve kayaklar açısından pek iyi sonuçlanmıyor. Bir de benim gibi düşmeyen, uçanlar var. Mesela uçup, takla atıp, iki bacağım tamamen açılacak şekilde düşmüşlüğüm ve de kayaklarımın kara saplanma hikayesi var. O gün bir yerimin mutlaka kırıldığından emin olmuş bir halde yardım edin diye bağırsam da, 5 dakika boyunca kimse benimle ilgilenmedi. Bu yüzden de bence önce düşmeyi değil, kalkmayı öğrenin. Çünkü ayağınızda dev kayaklar takılıyken yerden kalkmak çok ama çok zor.

4- Düşmeden önce kalkmayı öğrenmek

Düştüğünüzde yanınızda veya çevrenizde kimse olmayabilir. Emin olun, ayağınızda upuzun kayaklar varken ayağa kalkmaya çalışmak çok ilginç hisler yaşatıyor. Deniyorsunuz ama kalkamıyorsunuz. Sanki olacakmış gibi geliyor ama yine yere yapışıyorsunuz. Bu durumda belki kayaklarınızı ayakkabıdan ayırmak iyi bir çözüm olabilir. İşte bunun için de başka bir şeyi bilmek gerekiyor, kayakları takıp çıkartmayı.

5- Özel ders şart

Bence ilk defa kayak yapacaklar için özel ders şart. Kayak yapan çoğu kişinin, özellikle de profesyonellerin ortak fikri bu. Evet Uludağ, Kartepe gibi kayak tesislerinde ders fiyatları çok yüksek ve bu durum insanın sinirlerini bozabiliyor ama kayak yapmak da örgü örmek gibi bir şey değil. Sporun bir tekniği ve güvenlik açısından dikkat edilmesi gereken noktaları var.

Benim gibi tek dersle yetinmeyin, en azından 3-4 saat ders alın ve özel ders hocanızdan mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışın. Özel derste hocanın tamamen sizinle ilgilenmesi güzel, fakat sizin de her şeyi algılayıp uygulamanız zaman alacaktır. Bu nedenle çoğu kişi için grup dersleri daha bile faydalı olabilir. Hatta birkaç günlük kayak dersi programları da olabilir. Seçenekleri iyice araştırın.

“Hiç ders almadım bakın kayabiliyorum” diyenlerle karşılaşacaksınız. Bana göre bir profesyonelden sporun tekniğini iyice öğrenmek çok önemli. Ayrıca hiçbir zaman kayak sporunun tehlikeli olduğunu, yapılacak bir hatanın çok ciddi sonuçları olabileceğini, ölümle sonuçlanabilecek kazalar yaşayabileceğinizi unutmayın. Profesyonel olmasına rağmen böyle büyük kazalar geçirenler var.

İş sadece kayabilmek değil, aynı zamanda karın üstünde başınıza gelebilecek her şeye hazırlıklı olmak. Bu da arazide özgür takılmadan önce, bilgi ve deneyiminizi mutlaka artırmanız gerektiğine işaret. Hal böyleyken, amatörlerin kazalara karşı daha da büyük risk taşıdıklarının farkında olmak lazım.

6- Özel ders aldıktan sonra “kaptım bu işi” demek

Bir iki özel kayak dersi aldıktan sonra bile hiçbir zaman tehlikeli bir hareket yapmamak, hızı fazla artırmamak, farklı ve zor pistlere gitmemek çok önemli. En azından bir süreliğine. Çünkü yanınızda özel ders hocanız varken siz hata yapmadan, yapabileceğiniz hataları size söyleyecek. Siz duramadığınızda sizi tutup durduracak. Etrafınızda tehlike yaratabilecek, kontrolsüz gidenleri görüp sizi güvenli tarafa çekecek. Kayak hocanız yanınızdayken belki hava güneşli olacak, hiç sis ve kar yağışı ile karşılaşmayacaksınız. Siz de ilk saatlerinizde sanacaksınız ki, bu iş kolay.

Belki özel ders sırasında bir kez bile düşmeyeceksiniz. Fakat yalnız kalınca işler değişecek. Arkanızdan geleni görmeyeceksiniz, karın buza dönüştüğü yerlerde hızınızı kontrol edemeyeceksiniz, sis bastıracak ve panik yapacaksınız. Bunlar ilk defa piste çıkanların yaşayabileceği durumlar. Özellikle de benim gibi kış sporlarına çok meraklı olan ama korkanların yaşayıp da paniğe kapılmasına neden olabilecek durumlar.

7- Kar sapanı da bi yere kadar…

Bacaklarınızı ters V şeklinde açarak gitmeye veya durmaya kar sapanı yapmak deniyor. Kar sapanı yaparak yavaş ve güvenli şekilde gidebilir, gerekince de tamamen kendinizi durdurabilirsiniz. Özel ders aldığınızda ilk öğreneceğiniz duruş bu olacak ve siz de yavaş yavaş bu şekilde gidebildiğinizi fark edince, kayak yapmayı öğrendiğinizi sanabilirsiniz. Fakat kar sapanını öğrenmek, tam olarak kayak yapmak anlamına gelmiyor.

Kar sapanı aslında fren yapmak için kullanılan bir duruş ve bu pozisyondayken bütün yük bacaklarınızda, özellikle dizlerinizde oluyor. Tüm gün kar sapanı yaparak kayarsanız, ertesi gün yataktan bile kalkamayabilirsiniz. Korkuyor, düşmekten çekiniyor olabilirsiniz ama her yerinizin et kesiği olmaması için farklı hareketleri de öğrenmek zorundasınız.

Daha özel ders hocanız veya güvendiğiniz biri yanınızdayken ağırlığınızı bir sağ, bir sol tarafınıza vererek ufak dönüşler yapmayı öğrenmeniz şart. Karın üstünde zigzag yaparak, S çizerek hem bacaklarınızı daha az yormuş olursunuz, hem de güvenli ve yavaş gitmek için sürekli fren yapmak zorunda kalmazsınız.

8- Pist seçimine dikkat!

Özel ders aldıktan sonra tek başınıza kaldınız… Benim tavsiyem özellikle tek başınıza kayıyorsanız, daha ilk gününüzde kayak hocasıyla kaydığınız pistten şaşmayın. Yanınızda size yardımcı olabilecek ve sizi geride bırakıp basıp gitmeyecek biri varsa, onunla basit pistlerde kayabilirsiniz. Hem zaten bir pistin birkaç rotası olabiliyor. Siz hocanızla sağdan gittiyseniz, bu sefer kendinize güveniniz geldiyse soldan gidin.

9- Şeytan tepesine sonra gidersiniz, bugün değil.

Kendinize iyice bir güvenseniz bile, daha ilk günlerinizde ismi şeytan tepesi, azrail çukuru ve benzeri olan, aşırı zor pistlere kesinlikle gitmeyin. “Yavaş yavaş, kenardan kayarım işte” derseniz, bence hata edersiniz. İlk günlerinizde farklı bir pist ve rota denememek, bildiğiniz pistte öğrendiğiniz hareketleri pekiştirmek önemli. En basit olan pist ve rota hangisiyse onu tercih edin. Kar sapanı ve dönüşleri iyice öğrenin. Daha sonra farklı rotaları denemek, gelişiminiz için yararlı olabilir. Yanınızdaki arkadaşlarınız farklı arazilere gitmek isterlerse de bırakın gitsinler. : ) Geri dönerler nasıl olsa.

10- Telesiyej ve Teleski faciası yaşamamak için

Uludağ’a gitmeden önce ilk kez kayak yapacaklara öneriler başlıklı tüm yazıları okumuştum ama hiçbirinde telesiyej ve teleski’nin ne kadar zorlu ve tehlikeli aletler olduğuna dair bir cümle dahi yoktu. Evet, bence telsiyej ve teleski çok tehlikeli, hatta ölüm saçıyor.

O gördüğünüz, oturarak gidilen telesiyej. Ayakta, bir demire dayanarak ama kayarak tepeye çıkmanızı sağlayan alet ise teleski. Bu araçların fotoğrafları çok hoş, çok romantik görünse de, durum bildiğiniz gibi değil. En azından benim gibi korkaklar ve formda olmayanlar için adapte olmak çok zor. O oturarak gidilen telesiyej hiçbir an durmuyor. İnanması güç ama öyle. Ben her yolcuyu alırken duruyor, sonra yeniden hareket ediyor sanmıştım ama işler öyle değilmiş…

– Teleskiye bindiğinizde,

kalçanızı arkadan destekleyen demire oturmayın. O parça sizi sadece arkadan itecek. Eğer oturmaya çalışırsanız, düşersiniz. Ayakta kayarak yukarı çıkmanıza yardımcı olan aracı, yukarı ulaştığınızda arkanızdan çıkarıp havaya atmanız gerekiyor.  En iyisi ilk seferinizde, mutlaka bir bilenle yapın.

– Telesiyeje bindiğinizde,

binerken problem yok fakat inmenize yakın hazır olun. Siz, telesiyej hareket halindeyken uygun yerde durup ayağınızda kocaman ve ağır kayaklar varken kendinizi oturma yerine oturtmanız gerekiyor. Ve inerken hemen yere basıp yürüyüp arkadan gelenlere yol vermeniz… Ve yine telesiyejle giderken yaşanabilecek kötü durumlardan biri, kayağınızın ağaca takılması! Evet, anlatayım…

* Yaşadığım ufak kaza ve ‘hafif’ sakatlanma hikayem

Aslında kalıcı bir hasar almış olmama rağmen hafif diyorum çünkü kayak yaparken veya hareket halinde değilken bile, pistte büyük kazalar geçirenler, çok ciddi sakatlanmalar yaşayanlar, hatta hayatını kaybedenler var. Onları düşününce, benimki hafif bir sorun. Yine de hayat boyu beni terk etmeyecek bir rahatsızlık. Bu olayı maalesef ilk kayak tatilimde yaşadım ve belimdeki sakatlığın başlangıcı oldu.

Telesiyejle giderken aslında oturma bankının altında ayaklarınızı koymanız için bir demir vardır. Ayaklarınız yorulmasın, havadayken kilolarca kayak ve ayakkabısı bacağınıza yük olmasın, ayağınız dinlensin diye koyulmuş bir ayak desteği. Fakat amatörseniz ve “yerde miyim, gökte mi” modundaysanız bunu fark etmemiş, ayaklarınızı boşlukta sallayarak gidiyor olabilirsiniz.

Telesiyejle hareket ettikten ve yükseğe çıkıp ağaçların bitiminde manzarayı izlerken bir şey hissettim. Kayağımın ucu, ağaca takılmıştı ve ağaçtan çıkmamıştı. Ağaç beni aşağıya çekiyordu ama telesiyej hareket halinde, ileriye gitmeye devam ediyordu.

Telesiyejin kendiliğinden durması mümkün değil, aynı anda onlarca kişiyi ve yükü taşıyan dev bir sistem. Telesiyej hareket ettiği için ağaca takılan ayağım döndü ve kayak ayakkabısı bacağımı iyice bir kavramış olduğundan, ayağımdan kurtulup çıkması mümkün değildi. Ve yine bu nedenle, belime kadar sol tarafım adeta vücudumun içinde dönmüştü.

Ağaçtan kurtulma şansım yok gibiydi. Ayağımın kopması yerine, metrelerce aşağıya atlamayı düşündüm. Önümdeki engeli kaldırıp atlamaya hazırlanıyordum ki… Birkaç saniye içinde yaşanan bu olayın sonucunda, kayak bir şekilde ağaçtan çıktı. Fakat bu olayın ardından belimdeki iki kemiğin arası, bir daha tedavisi olmayacak şekilde aralandı. Bu da artık 1-2 saatten uzun süre ayakta durmamın, ağırlık kaldırmamın bir daha mümkün olmayacağı anlamına geliyordu. Veya sebebsiz yere çoğu sabah bel ağrısıyla uyanacağım anlamına.

Kayak sporuna dair her şeyi bilseniz de, her şeyi yaşamış olsanız da hala sağlığınız açısından riskli bir ortamda olduğunuzu unutmayın ve her daim tetikte olup, tehlikelerden korunmaya çalışın. Özellikle telesiyej ve teleski kullanımında, durdurmanızın mümkün olmadığı araçlar olduğundan, daha da dikkatli olmakta fayda var.

Kayak nasıl yapılır? Kayak yaparken nelere dikkat edilir?

1- Duruş ve denge

Her zaman karşıya bakın. Mümkün olduğunca dik durun ama dizleriniz hep hafif kırık pozisyonda olsun. Ağırlığınızı asla geriye vermeyin. Bakın, normalde asla demezdim ama geriye ağırlık vermek bu tür sporlarda hep hatadır ve geriye doğru düşmenize neden olur. Hatta az biraz öne ağırlık verin. İki bacağınıza da eşit ağırlık dağıtarak dengede durun. Tek bacağınıza veya tek tarafınıza yüklenirseniz, düz gitmek yerine dönüş yaparsınız.

2- Kollar

Kollarınızda baton olacağını düşünürsek, kolları hiçbir zaman kıpırdatmamanız, bacağınıza neredeyse bitişik tutmanız gerektiğini unutmayın. Yaptığımız her şeyi gövdemizdeki ağırlığın dağıtımı ve bacaklarımızla yapıyoruz.

3- Dönme ve fren

Yukarıda bahsettiğim gibi durmak veya frenli gitmek için kar sapanı pozisyonu, dönmek için ise vücudun tek bir tarafına yüklenmek gerekiyor. Kar sapanıyla yavaş ve güvenli şekilde gitmek çok zevkli olsa da, fazla eğimli yerlerde bacakları aşırı derecede yoran bir hareket. Hatta çok eğimli arazilerde kar sapanı hiçbir işe yaramadığı gibi bacak kaslarınızı resmen yıpratmanıza neden oluyor. Sonucunda her türlü düşüyorsunuz.

Siz hem daha çok zevk almak, hem bacaklarınıza fazla yüklenmemek, hem de kontrollü gitmek için S çizerek gitmeyi mutlaka öğrenmelisiniz. Hem gerçekten kayak yaptığınızı hissedip zevk alırsınız, hem de kendinizi ancak dönmelere ağırlık vererek geliştirebilirsiniz.

4- Eğimli arazide karın üstünde durmak

Eğimli arazide dümdüz aşağıya inecek gibi durursanız, kayarsınız. Doğal olarak. Ayağınızda kayak var ve siz de buz tutmuş bir yokuştasınız. İnsan pistteyken ve özellikle ilk kez kayak yaparken bunları düşünemiyor ama evet, dümdüz ayaklarınız aşağıya bakar vaziyette durursanız büyük ihtimalle dengenizi sağlayamadan kayıp yine düşersiniz. Dik bir arazide ayağa kalkarken ayaklarınız eğimi kesecek şekilde durmalı. Yani omuzunuzun biri aşağıya, biri yukarıya bakmalı. Yani… Kayaklarınız sanki karşı kıyıya geçecekmiş gibi durmalı. Kayağın ucunu hafiften kara saplayarak, yan yan yürümeniz mümkün.

Kayağa Giderken Alınması Gerekenler | Kayak Kıyafetleri ve Ekipmanlar

Kayak yapmaya hazırsınız sanki…

Geçen kış yaptığım ilk kayak tatilimde elde ettiğim bilgileri ve deneyimlerimi sizlerle paylaştım. Yazıda sıklıkla endişelerimden ve yaşayabileceğiniz problemlerden bahsedip durdum ama meraklanmayın. Eğer düzenli spor yapıyorsanız veya ekstrem sporlara ilginiz varsa, yükseklik ve hızdan zevk alıyorsanız hiç zorlanmadan, son derece keyif alacağınız bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Eğer sportif değilseniz de biraz zorluk çekebilirsiniz ama abartılacak bir şey yok. Her şeye rağmen, zirveden aşağıya inerken karın en güzel halini görmek, bembeyaz ağaçların arasından süzülmek son derece zevkli ve o manzarayı izlemek başka hiçbir şekilde mümkün değil. Mola verip zirvede içilen sıcak şarabın tadı da bir başka güzel oluyor.

Kayak sporuyla ilgilenen, amatör veya profesyonel olarak yapanların yorumlarını ve tavsiyelerini bekliyorum. Ayrıca bu yazının faydalı olduğunu düşünüyorsanız, kayak tatiline çıkmayı düşünen dostlarınızla paylaşabilirsiniz. Yeni yazılarım için Instagram ve Facebook üzerinden takipte kalın!





Bunlarla da ilgilenebilirsiniz:


Etiketler


Bilgi Üniversitesi, medya ve iletişim sistemleri bölümünden mezunum. Bir reklam ajansında SEO uzmanı olarak çalışıyorum. Vakit yaratabildikçe seyahat ediyor ve böylece Valizim için zevkle içerik üretiyorum. Seyahat edemediğim dönemlerde ise yurt dışı deneyimlerimden faydalanarak şehir rehberleri hazırlamaya çalışıyorum. Yeni yazılarımdan haberdar olmak için Valizim'in Facebook ve Instagram hesaplarını takip edebilirsiniz! Ayrıca Hürriyet Seyahat'teki yazılarıma da göz atabilirsiniz...

5 yorum

  • Harika bir makale olmuş. Ilk defa kayak tatiline gidecegim ve çok tecrübesizim. Muhtemel tehlikelerden kendimi korumak için senin makalene rast gelmek büyük şans. Ayrıca ayağının ağaca takılmasına gercekten üzüldüm. Büyük geçmiş olsun.

  • Şimdiye kadar okuduğum en aydınlatıcı deneyim oldu. Diğer araştırmalarım hep burjuvadan insanların birbirine tavsiyesi üzerine. Site tavsiyelerinde o kadar fahiş fiyatlarla karşılaştım ki galiba bana göre değil bu spor diyecektim az kalsın 🙂 Çok teşekkürler paylaşımınız için.

  • Kayak Snowboard için Erciyes’e gideceklere tavsiyem Karmen’e uğramaları. Kalitelidir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir